Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/649 E. 2023/4427 K. – Kişilerin Huzur
Konu: Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/649
- Karar No
- 2023/4427
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1285 E., 2015/1673 K. SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.12.2015 tarihli ve 2015/1285 Esas, 2015/1673 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 14.02.2021 tarihli hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; suçun unsurlarının oluştuğuna, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü; 1."Katılan ...'ın kullanmakta olduğu cep telefonuna boşanmış olduğu eski eşi olan sanık ...'nın ısrarla çağrı atarak ve mesaj göndererek rahatsız ettiği iddia olunarak sanığın cezalandırılması için mahkememizde açılan davada, sanık üzerine atılı suçu inkar etmiş ve katılanın çocukları kendisine göstermemesi nedeni ile söz konusu mesajları gönderdiğini savunmuştur. Katılanın telefonuna ait HTS raporlarının incelenmesinde katılanın sanığı farklı tarihlerde aradığı, ancak sanığın katılanı aramadığı görülmüştür. Kişilerin huzur ve sükunu bozmak suçunun oluşması için, ısrarlı bir şekilde hareketin gerçekleştirilmesi gerekir. Somut olayda sanığın mesajlarının aynı tarihlerde gönderildiği, mesaj içeriği dikkate alındığında atılı suçunu yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla sanığın rahatsız etmek kastı ile ile hareket ettiği sabit olmadığından sanığın beraatine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulumuştur." şeklinde hüküm kurulmuştur. 2.Sanık savunmasında "Ben hazırlıkta vermiş olduğum ifademi aynen tekrar ederim. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, ben kesinlikle katılanı rahatsız etmek için mesaj atmadım, kendisi bana çocuklarımı göstermemektedir, bu nedenle ben de üzüldüğüm için alkollü olduğum bir gece kendisine mesaj attım, ancak kesinlikle telefonunu arayıp, ya da çağrı atarak rahatsız etmiyorum, suç işleme kastım yoktur, beraatimi talep ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur. 3.Müşteki ... beyanında "Sanık, şikayet dilekçemizde de belirttiğim üzere beni sürekli arayıp, mesaj atmak suretiyle rahatsız etmektedir, kendisine beni aramaması gerektiğini defalarca söyledim, ancak beni rahatsız etmeye devam ettti, sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, ceza bekliyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. IV. GEREKÇE Sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde, 5271 sayılı TCK'nn 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerini bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında yer alan eylemde sanığın boşanma aşamasında olduğu eşi ve çocuğu ile ilgili mesajlar attığı, kaldı ki sanığın savunmasında katılanın da mesajlarına karşılık verdiğini beyan ettiği, huzur ve sükûnu bozma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından beraat kararı verilmesine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.12.2015 tarihli ve 2015/1285 Esas, 2015/1673 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2023 tarihinde karar verildi.