Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/563 E. 2023/5806 K. – Trafik Güvenliğin
Konu: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/563
- Karar No
- 2023/5806
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/375 E., 2022/477 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Karabük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2015/628 Esas, 2016/92 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2.Karabük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2015/628 Esas, 2016/92 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 16.03.2022 tarihli ve 2020/6120 Esas, 2022/2049 Karar sayılı kararı ile; "Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ''mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.'' şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ''Basit Yargılama Usulü'' yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Karabük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2022 tarihli ve 2022/280 Esas, 2022/293 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddenin üçüncü fıkrası gereğince 1 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 4.Sanığın Karabük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2022 tarihli ve 2022/280 Esas, 2022/293 Karar sayılı kararına itiraz etmesi üzerine, genel yargılama usulüne göre yargılama yapılıp Karabük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2022 tarihli ve 2022/375 Esas, 2022/477 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.01.2023 tarihli ve 2023/1788 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; eksik araştırmayla hüküm kurulduğuna, lehine yasa hükümlerinin uygulanmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü; 1.Sanığın olay günü saat 22:30 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki ... ile Karabük-Safranbolu yolu Bulak kavşağına geldiğinden, kavşakta kırmızı ışıkta bekleyen ... plaka sayılı araca arkadan çarparak trafik kazasına sebep olduğu, kaza sonrası tedavisi için götürüldüğü hastanede yapılan kontrolde 2,77 promil alkollü olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. 2.17/06/2015 tarih ve saat 00:50 ibareli tutanakta; Sanığın olay günü Karabük-Safranbolu yolu Bulak kavşağı mevkinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı, yaralı olması nedeniyle hastaneye götürüldüğü, buradaki raporunda alkollü olduğunun anlaşıldığı bildirilmiştir. 3.Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesinin F42012 sayı ve 17/06/2015 tarihli laboratuvar sonuç raporunda sanığın 2,77 promil alkollü olduğu belirtilmiştir. 4.Trafik kazası tespit tutanağında; sanığın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Safranbolu yolunda Karabük istikametine seyir halindeyken, Bulak kavşağına geldiğinde kavşakta kırmızı ışıkta bekleyen ... plaka sayılı araca arkadan çarptığı, kazanın oluşumunda sanığın kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür. 5.Sanık aşamalarda üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiş olup, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 16.03.2022 tarihli tarihli bozma ilâmı öncesi alınan savunmasında; "O gün alkollü şekilde ... kullandım, Bulak kavşağında aracımı kullanırken öndeki aracın durmasından dolayı kaza meydana geldi, polis memurları alkollü olduğumu ölçüm ile tespit ettiler, olay nedeniyle pişmanım, takdir mahkemenindir. " şeklinde beyanda bulunmuştur. 6.Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve sanığın savunmasının alındığı belirlenmiştir. 7.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, Mahkemece basit yargılama usulü uygulanarak karar verildiği, ancak sanığın bu karara itiraz etmesi üzerine, genel hükümlere göre yargılama yapılıp karar verildiği anlaşılmıştır. 8.Sanık ...'e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden; 1.11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun “1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179. maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.” şeklindeki 48 inci maddesinin altıncı fıkrasına göre 1,00 promilin üzerinde alkol veya uyuşturucu madde alınması sonrası ... kullanılmasının atılı suçun oluşması için yeterli olduğu; suç tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki ... ile Karabük-Safranbolu yolu Bulak kavşağına geldiğinden, kavşakta kırmızı ışıkta bekleyen 34 DD1827 plaka sayılı araca arkadan çarparak trafik kazasına sebep olduğu, kaza sonrası tedavisi için götürüldüğü hastanede yapılan kontrolde 2,77 promil alkollü olarak ... kullandığının anlaşıldığı olayda; yapılan alkol ölçümü sonucunda 2,77 promil alkollü olarak ... kullandığı esnada çift taraflı trafik kazası yaptığı tespit edilen sanık hakkında, atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2.Sanığın üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği, alınan alkol muayene raporları ve tutanaklar karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 3.Mahkemece sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği, bu kapsamda, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi yönünden, "Sanığın daha önceden kasıtlı suçtan dolayı mahkumiyet kararlarının bulunduğu anlaşılmakla; sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından sanık hakkında CMK'nın 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına", 5237 sayılı Kanun'un 50 inci maddesinde düzenlenen seçenek tedbirlere ilişkin olarak,"Sanık hakkında tayin olunan cezanın sanığın sabıkalı geçmişi dikkate alınarak TCK 50.maddesi uyarınca adli para cezası veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına", 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinde düzenlenen erteleme hükümleri yönünden de, "Sanığın kasıtlı suçtan mahkumiyetlerinin bulunması nedeniyle yeniden suç işlemeyeceğine ilişkin olumlu kanaat getirilmediği anlaşıldığından sanık hakkında tayin olunan cezanın TCK 51.maddesi uyarınca ertelenmesine yer olmadığına" şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler gösterildiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. B.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Karabük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2022 tarihli ve 2022/375 Esas, 2022/477 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.