Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/5563 E. 2025/2176 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5563
- Karar No
- 2025/2176
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2470 E., 2022/3759 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı, tutuklama, adli kontrol tedbiri uygulanması ile kanuna aykırı tutukluluğun devamı kararları, makul sürede yargılanma hakkının ihlali, kanunda öngörülen başvuru imkanlarından yararlandırılmama ile CMK'nın 141/3. maddesine aykırılık nedeniyle 90.000 TL maddi ve 150.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, davacı hakkında CMK'nın 142. maddesi uyarınca kesinleşmiş bir beraat kararının olmadığından bahisle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının, davacının CMK'nın 141/1-a maddesindeki 'kanunda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan ve tutukluluğun devamına karar verilen "kişilerin tazminat isteminde bulunabileceği düzenlemesi kapsamındaki talebine yönelik; 19.02.2018 tarihinde tutuklandığı ve kanunda belirtilen azami tutukluluk süresinin aşılması suretiyle 21.01.2020 tarihinde tahliye edildiği ve bu itibarla tutukluluk süresinin 2 gün aşıldığı kabulüyle, İlk Derece Mahkemesinin hükmü kaldırılmak suretiyle,'' davanın kısmen kabulü ile 160.32 TL maddi, 300 TL manevi tazminatın tutukluluk süresinin kanuna aykırı şekilde aşılmaya başlandığı 19.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine'' şeklinde düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacının temyiz sebepleri; Bölge Adliye Mahkemesince tutuklukta geçirilen sürenin 2 gün aşıldığına ilişkin değerlendirmesinin hatalı olduğuna, bu sürenin başlangıcının hakkındaki yakalamanın gerçekleştiği 08.02.2018 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğine, makul sürede yargılanma hakkının ihlali, tutuklamaya karşı başvuru yollarının kullandırılmaması ile adli kontrol tedbiri yönünden CMK'nın 141/3. maddesi uyarınca değerlendirme yapılmamasının hukuka aykırı olduğuna, hükmedilen tazminat miktarlarının eksik olduğuna ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davacı hakkında kesinleşmiş bir beraat kararı olmaksızın karar verilmesi ile kendisini vekille temsil ettirmemesine karşın davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, davacı hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan 2014/116320 soruşturma sayılı dosyası kapsamında uygulanan gözaltı, tutukluluk ve ev hapsi şeklindeki adli kontrol tedbirine ilişkin tazminat isteminde bulunulduğu, CMK'nın 142. maddesinde "karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşmesini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir'' hükmü gereği hükmün kesinleşmesinin dava şartı olduğu ancak davacı hakkında verilen herhangi bir kararın olmadığı, bu itibarla yasal koşulları oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının CMK'nın 141/1-a maddesindeki "kanunda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan ve tutukluluğun devamına karar verilen'' kişilerin tazminat isteminde bulunabileceği düzenlemesi kapsamındaki talebine yönelik; 19.02.2018 tarihinde tutuklandığı ve kanunda belirtilen azami tutukluluk süresinin aşılması suretiyle 21.01.2020 tarihinde tahliye edildiği, bu itibarla tutukluluk süresinin 2 gün süreyle aşılmış olduğu gerekçesiyle, ilk derece mahkemesinin hükmü kaldırılmak suretiyle, ''davanın kısmen kabulü ile 160.32 TL maddi, 300 TL manevi tazminatın tutukluluk süresinin kanuna aykırı şekilde aşılmaya başlandığı 19.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine'' şeklinde düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekili ve davacının sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-5271 sayılı Kanunun tazminat istemenin koşulları başlığını taşıyan 142. maddesinde; “Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde” bulunulabileceği hükme bağlanmıştır. Ancak asıl davanın sonucuna bağlı olmayan ve asıl davada verilecek kararları etkilemeyecek talepler yönünden mutlaka davanın esasıyla ilgili verilen karar veya hükmün kesinleşmesi zorunlu değildir. Tazminat talebinin dayanağı olan soruşturma dosyasında, kanunlarda belirtilen koşullar dışında tutukluluğun devamına karar verilen, kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen, yakalama, adli kontrol veya tutuklama işlemine karşı Kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmayan, (CMK 141/1a,d,k) nedenlerine dayanarak ve 141/3. maddesi gereğince tazminat talebinde bulunduğu, Davacının tazminat talebi ile ilgili olarak asıl davada hüküm verilmesinin veya verilen hükmün kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığı, zira bu hususa ilişkin tazminat taleplerinin asıl davanın sonucunu etkileyici veya asıl davanın sonucuna bağlı olmadığından davacının talebinin 5271 sayılı Kanun'un 141/1a,d,k bentleri ile 141/3. maddesi kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmadan, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi, 2- Yargılama sürecinde davacının kendisini vekili marifetiyle temsil ettirmemesine karşın, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2025 tarihinde karar verildi.