Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/5114 E. 2025/6520 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/5114
Karar No
2025/6520
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/266 E., 2023/478 K. SUÇ : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin reddi ile hükümlerin onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanıklar tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Sanıkların duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan ayrı ayrı 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık ... hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 136/1, 137/1-a, 62/1 ve 53. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5237 sayılı Kanunun 136/1, 137/1-a, 62/1 ve 53. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5237 sayılı Kanunun 136/1, 137/1-a, 62/1 ve 53. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5237 sayılı Kanunun 136/1, 137/1-a, 62/1 ve 53. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5237 sayılı Kanunun 136/1, 137/1-a, 43/1, 62/1 ve 53. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin reddi ile hükümlerin onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ...'ın temyiz istemi, aynı eylem nedeniyle haklarında kamu davası açılmış arkadaşları hakkında beraet kararı verildiğine, sorgulamayı yaptığı tarihte SGK'nın 2017/28 ve 2018/33 sayılı genelgelerinin henüz yayınlanmamış olduğuna; bu kararların kesinleştiğine, kararın bozulması gerektiğine,

Sanık ...'ın temyiz istemi, dosya içeriğine göre şahsının kişisel verileri kaydetmediğinin, depolamadığını ortada olduğuna, kararın bozulması gerektiğine,

Sanık ...'nin temyiz istemi, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 21/10/2020 tarih ve 2020/628 Esas sayılı kararı gözetilerek eyleminin kişisel verilere vakıf olma kapsamında TCK'nın 134/1 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine; kararın vicdanları rahatsız ettiğine, kararın bozulması gerektiğine,

Sanık ...'in temyiz istemi, aynı suç nedeniyle haklarında kamu davası açılmış olan aynı kurum çalışanları haklarında Ankara, İstanbul, Erzurum ve Trabzon'da farklı uygulamalar yapıldığına, uzlaştırma prosedürün işletildiğine; beraet kararları verildiği; Cumhurbaşkanının bilgilerini sorgularken sistemde 15-20 saniye kaldığına; mahkumiyet kararının vicdaları rahatsız ettiğine, kararın bozulması gerektiğine,

Sanık ...'in temyiz istemi, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2014/9139, 2016/2168 Esas sayılı kararlarına göre TCK'nın 136/1 maddesindeki kişisel verileri huka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak suçunu oluşturmadığına; hukuka aykırılık bilinciyle hareket etmediğine; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına göre üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmamış olması nedeniyle hakkında CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Samsun Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün çeşitli birimlerinde görevli memur olan sanıkların, bir internet sitesinde tesadüfen Cumhurbaşkanı ...'ın ve eski Başbakan ...'nun T.C. Kimlik numaralarını gördükleri ve kendilerine görevleri sebebiyle verilmiş olan kullanıcı adı ve şifre ile sistemden görevleri haricinde sorgulama yaptıkları ancak bu bilgileri kaydettiklerine ve başkalarıyla paylaştıklarına dair dosya itibariyle bir iddia ve tespit bulunmadığı bu suretle sanıkların üzerilerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığı nedeniyle ayrı ayrı 5237 sayılı Kanunun 223/2-a maddesi uyarınca beraatlerine dair hüküm kurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanunun 136/1. maddesinde düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünde memur olarak çalışan sanığın, kurumu tarafından kendisine verilen kullanıcı şifresi ile Kimlik Paylaşım Sistemi'ne erişim sağlayarak, dönemin İçişleri Bakanı olan katılanın kimlik ve adres bilgilerine bakması şeklindeki eyleminin suç teşkil edip etmediği, ettiğinin kabulü hâlinde, eyleminin verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu mu yoksa özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu mu oluşturduğunun ve sanığın işlediği fiilin suç oluşturduğu konusunda haksızlık yanılgısı ile hareket edip etmediğinin belirlenmesine ilişkin uyuşmazlıkla ilgili olarak verdiği 21.06.2023 tarihli ve 2021/12-384 Esas, 2023/367 Karar sayılı kararında, "... sanığa sistemde kayıtlı kişilerin kimlik ve adres sorgulamalarını yapması için kullanıcı şifresinin çalıştığı kurum tarafından verilmesi, sisteme girmek için özel gayret sarf etmemiş olması, katılanın kamuya mal olan kişiliği nedeniyle kimlik ve adres bilgilerine kolaylıkla erişilebilmesi, sanığın merak saiki ile bu bilgileri sadece okumuş olup başkalarıyla paylaşmaması, ayrıca hukuka aykırı bir amaç gütmemesi ve ele geçirildiği iddia edilen kişisel verilerin kapsam ve niteliği ile sanığın hukuka aykırılık bilinciyle hareket etmediği yönündeki savunması birlikte değerlendirildiğinde; incelemeye konu olay görevin gereklerine uygun olmayan disiplin soruşturması gerektiren eylemin suç teşkil etmediği kabul edilmelidir... Ulaşılan sonuç karşısında sanığın eyleminin nitelendirilmesine ve işlediği fiilin suç oluşturduğu konusunda haksızlık yanılgısı ile hareket edip etmediğine ilişkin uyuşmazlık konuları değerlendirilmemiştir..." şeklindeki gerekçelerle uyuşmazlığa konu eylemi, disiplin soruşturması gerektiren ve suç teşkil etmeyen eylem olarak kabul etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine ilişkin Dairemizin 25.04.2024 tarihli ve 2022/7038 Esas, 2024/1950 Karar sayılı kararında ve bu kararla uyum gösteren Dairemizin 25.04.2024 tarihli ve 2023/219 Esas, 2024/1951 Karar sayılı kararında da, "... Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.06.2023 tarihli ve 2021/12-384 Esas, 2023/367 Karar sayılı kararındaki gerekçede de belirtildiği gibi ele geçirme başkasının hakimiyeti altında bulunan kişisel veriyi hukuka aykırı yollarla kendi hakimiyeti altına almakla gerçekleşir. Olayımızda ise sanık, kurumu tarafından kendisine verilen aparat ve şifre ile kendi hakimiyeti altında bulunan kişisel verilere ulaşmış ve bakmıştır. Sanığın kendi hakimiyeti altındaki bir veriye bakmaktan ibaret olan eyleminin ele geçirmek olarak kabul edilemeyeceği bu halin ilgili kurumun iç mevzuatı kapsamında disiplin soruşturmasına konu edilmesinin mümkün olduğu ancak TCK anlamında suç teşkil etmeyen eylem niteliğinde olduğu..." biçimindeki gerekçelerle kamu kurumlarında görev yapan ve görev yaptıkları kuruma ait bilişim sistemindeki kişisel verilere hizmet gereği erişme yetkisi verilen kişilerin; görevlerinin kapsamına ve niteliğine göre hizmetin yerine getirilmesi ile hiçbir ilgisi bulunmadığı hâlde, merak, beğeni vb. saikler ya da farklı amaçlarla, sistemde yer alan kişisel verileri sorgulamak ve bu verilere salt duyu organları aracılığıyla vakıf olmaktan ibaret eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun kapsamında suç oluşturmayacağı değerlendirilmiştir. Özetlenen yargı kararları göz önüne alındığında, dosya kapsamına göre sanıkların görevleri gereği sahip olduğu kullanıcı adı ve şifre ile ilgili sisteme giriş yaparak, katılanların bilgilerini görüntülemiş olduğu, sanıkları eylemleri olan sorgulama yapmaktan ibaret yargılama konusu olayda, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sanıklar hakkında mahkumiyetlerine karar verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanunun 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kaunun 304/2-b maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/5114, K. 2025/6520, T. 16.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-5114-e-2025-6520-k-6802741d5cd3