Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/4755 E. 2025/5223 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4755
- Karar No
- 2025/5223
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2463 E., 2023/353 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c bendi uyarınca beraat kararı verilmiş, mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz nedenleri; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, failde hata olduğuna, sanıktan önce bu arazinin işgal edildiğine, doğal sit alanını niteliğinin ilk işgal ile bozulduğuna ancak mahkemece bu hususların araştırılmadığına ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanığın suç işleme kastı olmadığından CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; Aydın Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü görevlilerinin ... Mahallesinde 07.11.2018 tarihinde yaptıkları denetimlerde, I. derece doğal sit alanları içerisinde yer alan maliye hazinesi adına kayıtlı 629 parsel sayılı taşınmazın 10 dönümlük kısmına zeytin fidanı dikilmek suretiyle izinsiz fiziki müdahalede bulunulduğu, zeytin fidanlarının 4-5 yaşlarında olduğunun tespit edilerek, konunun Denizli Tabuat Varlıklarını Koruma Kuruluna bildirilmesi üzerine Kurulun 30.11.2018 tarih ve 462 sayılı kararı ile sanık ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ve sanık hakkında kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan keşif akabinde alınan 15.02.2021 tarihli Ziraat Bilirkişi raporunda; suça konu 629 parsel sayılı taşınmazın 11.700 m2 lik kısmına yaşları 5-7 arasında olan 327 adet zeytin ağacı dikili olduğu, budama, gübreleme, çapalama ve benzer bakımlarının yapılmış olduğu, toprak derinliğinin 80-90 cm olduğu bildirilmiş, çevre mühendisi bilirkişi raporunda, doğal bitki örtüsüne müdahale edilerek alandan sıyrıldığı, bu alana aşılı zeytin ağaçları dışarıdan getirilerek dikilmiş olduğu, suça konu alanın I. derece doğal sit alanı içinde kaldığı, doğal bitki örtüsünün sökülerek tahrip edildiği, tahrip edilen doğal bitki örtüsünün yerine dışarıdan getirilen zeytin fidanlarının dikildiği, doğal sit alanına yapılan fiziki müdahalenin sit alanın bütünlüğünü ve silüetini bozduğu, uydu görüntülerine göre, 2016 tarihinden sonra doğal bitki örtüsünün sökülerek yerine zeytin ağaçları dikildiği bildirildiği, ilk derece mahkemesince, suça konu alanın doğal sit alanı olduğu, sit kararının ilan edildiği, tapu kaydında sit şerhinin bulunduğu, bu nedenlerle sanığın suça konu taşınmazın sit alananda olduğunu bilmediği yönündeki savunmasına itibar edilemeyeceğini kabul ettikten sonra, fidanların 2014-2016 arasında dikildiği, sanığın taşınmazı ecrimisil ödeyerek kullandığı, yasal olarak tahliye edilmediğinden suç işleme kastı bulunmadığından bahisle beraatine karar verilmişse de; suça konu taşınmazın Maliye Hazinesine ait olup, I. derece doğal sit alanı olması nedeniyle mutlaka korunması gereken bilimsel çalışma dışında aynen korunacak alanlardan olması nedeniyle izinsiz olarak tarımsal amaçla dahi kullanılamayacağı, haksız işgal nedeniyle ecrimisil ödenmiş olmasının suç kastını ortadan kaldırmayacağı, Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre de, hukuka aykırı zeminde (Maliye Hazinesine ait taşınmazda) gerçekleştirilen fiiller bakımından da failin iyi niyetinden bahsetmenin mümkün bulunmadığı, kaldı ki ilk derece mahkemesince de sanığın suça konu taşınmazın sit alanında kaldığını bildiğinin kabul edildiği, dolayısıyla suça konu taşınmazın Maliye Hazinesine ait olması, tapu kaydında sit şerhinin bulunması, ilgili sit kararlarının mahallinde ilan edilmiş olması, sanığın savunmasında, 2013'te köy muhtarının söz konusu taşınmazın sit alanında olduğunu söylediğini beyan etmiş olması, sanığın kolluk tarafından alınan savunmasından sonra da eylemine devam etmekte olduğunun fidanların bakımlı olduğuna ilişkin bilirkişi tespitleri ile anlaşılması karşısında, sanığın iyi niyetli olduğu ve suç kastının bulunmadığının kabul edilerek beraatine karar verilmesi hukuka aykırı olduğundan Cumhuriyet savcısının istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin beraat yönündeki kararının kaldırılmasına; suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, fiziki müdahale edilen alanın genişliği, dikilen fidan sayısı ve meydana gelen zarar nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle takdiren ve teşdiden 2863 sayılı Yasanın 65/1.maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Sanık hakkında hazine adına kayıtlı, İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 14.12.1994 tarih ve 4448 sayılı kararı ile I. Derece doğal sit alanı olarak tescil edilen alanda izinsiz olarak zeytin fidanları dikmek suretiyle fiziki müdahalede bulunduğundan bahisle açılan kamu davasının yapılan yargılamasında; sanığın savunmasında zeytin ağaçlarını 2013 yılı Aralık ayında diktiğini beyan ettiği, mahkemece 10.02.2021 yılında keşif yapıldığı, keşif akabinde alınan ziraat mühendisi bilirkişi raporunda zeytin tesis edilen alanda 5-7 yaşlarında zeytin ağaçlarının dikili olduğunun bildirildiği, 17.03.2021 tarihinde yapılan keşif akabinde alınan 23.03.2021 tarihli çevre mühendisi bilirkişi raporunda; dava konusu olan I. Derece doğal sit alanında fiziksel müdahale sonucu meydana gelen değişikliklere ilişkin uydu görüntüsü fotoğrafları ile araştırma yapıldığı ve 2016 yılından sonra alandaki doğal bitki örtüsü sökülerek yerine zeytin ağaçlarının dikildiği, davaya konu alanda doğal bitki örtüsüne izinsiz olarak fiziksel müdahalede bulunarak tahrip edildiğinin bildirildiği anlaşılmakla; "2014-2016 " yılları arası olaln suç tarihinin gerekçeli karar başlığında yanlış yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmekle bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Didim (Yenihisar) 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2025 tarihinde karar verildi.