Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/4691 E. 2025/2725 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4691
- Karar No
- 2025/2725
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3511 E. - 2023/821 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 52/2-4. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının kabulü ile dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hükmün katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.09.2022 tarihli ve 2021/8669 Esas, 2022/5864 Karar sayılı ilamı ile duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanık hakkında beraat kararı verilmesi, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle hükmün bozulduğu, bozma ilamı sonrası Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği, sanık hakkında suçun unsurları oluşmuş ve suçun işlendiği sabit olup cezalandırılma kararı verilmesi gerekirken, beraat kararı verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun 10.11.1979 tarihli ve 11612 sayılı kararı tescil edilip, Kocaeli Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 11.02.2014 tarihli ve 1363 sayılı kararı ile koruma alanı belirlenen, koruma grubu 1. grup olarak ilan edilen, kuzeyinden ve güneyinden 10’ar metre yapı yasağı getirilen 3481 numaralı yapı adasının güneyinde bulunan sur duvarlarının koruma alanında kepçe ile izinsiz hafriyat çalışması yapıldığı iddialarına dayalı olarak sanık hakkında tescilli kültür varlığına zarar verme suçundan kamu davası açılan olayda, sanığın savunmasında, ... İnşaat Şirketinde kepçe operatörü olarak çalıştığını, temyiz dışı sanık Kasım Danyıldız'ın aynı şirkette sorumlu müdür olarak çalıştığını, şirketin yapmış olduğu dairelerden satışlar yaptığını ve inşaatların şantiyesinde işleri yönettiğini, olay tarihinde ... İnşaat Şirketi'nin Orhan Mahallesi'nde kendi arsalarına inşaat yaptığını, şirketin şantiye binasının da bulunduğu arsanın içerisine kimliği belirsiz kişiler tarafından koltuk, çekyat gibi ev eşyaları ile boş bira şişeleri atıldığını, sanık Kasım'ın bu eşya ve çöplerin arsanın ortasına toplanıp çöpe gönderilmesini istediğini, kendisinin de iş makinesi ile istenileni yaptığını ancak onun dışında iş makinesiyle sur duvarlarına zarar vermediğini, sur duvarlarının üzerine iş makinesiyle çıkmadığını, arsanın içerisinde temizlik yaptıklarını beyan ettiği, olay tarihinde Kocaeli Müze Müdürlüğünde arkeolog olarak çalışan tanık ...'ün beyanında, ihbar üzerine görevlendirildiğini, olay yerine gittiklerinde iş makinasini halen çalışır vaziyette gördüklerini, suça konu surun bulunduğu parsel ile inşaatın yapıldığı parselin birbirine bitişik olduğunu, zaman içinde surun yan tarafı dolgu malzemesi ile dolduğundan o bölümde bir rampa oluştuğunu, iş makinasının rampa üzerinden surun üzerine çıktığını, sur üzerinden yan taraftaki inşaata yardımcı olduğunu, surlara belirli mesafelerde bulunan koruma alanında çalışılmasının yasak olmasına rağmen bu kurala riayet edilmediğini, iş makinasının surun üzerinde çalıştığını, bundan dolayı surda ciddi bir hasar ile geri dönüşümü mümkün olmayan tahribat olduğunu, harcında dökülmeler ve surun kendisinde kopmalar olduğunu, bunun üzerine faaliyeti durdurduklarını beyan ettiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine dair hüküm kurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, sanıklar müdafilerinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, "Sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında atılı suçu kabul etmemesi, sanığın suça konu şirkette kepçe operatörü olarak çalıştığı, suça konu alanda çalışma yapılması için izin almak gibi bir sorumluluğu bulunmadığı gibi şirketin bu hususta izin aldığını bilebilecek durumda olmadığı, bununla birlikte şüpheden sanık yararlanır şeklindeki evrensel hukuk prensibi karşısında sanığın atılı suçu işlediğine yönelik her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı" değerlendirilerek, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılıp sanık hakkında beraat hükmü tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Sanık savunması, tanık beyanı, bilirkişi raporu ile dosya kapsamında mevcut tüm bilgi ve belgeler bir bütün halinde değerlendirildiğinde, sanığın, temyiz dışı sanık Kasım tarafından kendisine verilen talimat kapsamını aşarak iş makinesi ile sur duvarlarını tahrip ettiğinin sabit olduğunun anlaşılması karşısında, atılı suçtan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine dair hüküm tesis edilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2025 tarihinde karar verildi.