Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/4424 E. 2025/3401 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4424
- Karar No
- 2025/3401
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/247 E. - 2022/669 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, imar kirliliğine neden olma, mühür bozma HÜKÜM : Düşme, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Katılan ...'in, sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık, imar kirliliğine neden olma ve mühür bozma suçlarından açılan davalara katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisinin; katılan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün, sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan açılan davaya katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, temyize konu on yıl hapis cezasından yukarı mahkûmiyet hükmünün bulunmaması sebebiyle, 5271 sayılı CMK'nın 299. maddesi gereğince reddine karar verilerek inceleme yapılmıştır. Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükümlerin sanık müdafileri ve katılan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece, sanık hakkında 17.04.2013 ve 15.05.2013 tarihli eylemlere ilişkin olarak 2863 sayılı Kanuna aykırılık, imar kirliliğine neden olma ve mühür bozma suçlarından, 5271 sayılı Kanunun 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 10.06.2020 tarihli, 2020/702 Esas, 2020/3399 Karar sayılı ilamı ile, "Sanığın üzerine atılı 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği" yönünden hüküm bozulmuş, bozma ilamı üzerine mahkemece, sanık hakkında 17.04.2013 ve 15.05.2013 tarihli eylemlere ilişkin olarak açılan kamu davalarının 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle düşmesine; 05.05.2015 tarihli eylemine ilişkin olarak açılan ve birleşen 2017/209 Esas sayılı dosyada sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, anılan Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2-4, 51/1-3, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 9 ay 20 gün hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasına, zamanaşımı nedeniyle ceza almaktan kurtulduğuna, ertelemeye, Katılan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü vekilinin temyiz isteği; Zamanaşımının gerçekleşmediğine, ceza miktarına, zincirleme suç hükümleri uyarınca sanığın cezasında artırım yapılması gerekirken düşme ve erteleme kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, Sanık müdafilerinin temyiz isteği; Sanık hakkında şartları oluştuğu halde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesine, suç tarihinin hatalı hesaplandığına, teşdite, eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 09.12.2013 tarihli ve 2013/4035 Esas sayılı iddianamesi ile 3. derece doğal sit alanında kalan taşınmazda mevcut yapının sanık tarafından yıkılarak yerine 10.50 mt x 8,70 mt ebatlarında inşaat yapılmaya başlandığının, ayrıca söz konusu yapının arka tarafına ilave olarak 2.50 x 5.00 metre ile 3.50 x 4.00 metre ebatlarında imalatlar yapıldığının 17.04.2013 tarihli yapı tatil zaptı ile tespit edilerek yapıların mühürlendiği, 15.05.2013 tarihinde yapılan kontrollerde ise mühür fekki yapıldığının belirlenmesi üzerine sanık hakkında imar kirliliğine neden olma, mühür bozma ve 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda Bodrum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2014 tarihli, 2013/605 Esas ve 2014/320 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında üç suç yönünden de beraat kararı verildiği, hükmün temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10.06.2020 tarihli, 2020/702 Esas, 2020/3399 Karar sayılı ilamı ile "2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesi uyarınca sanık hakkında mahkumiyet hükmü tesis edilmesi gerektiği" yönünden hüküm bozulduğu, bozma ilamı sonrası dosyanın Bodrum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/247 sayılı esasına kaydedildiği anlaşılmıştır. Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 27.03.2017 tarihli ve 2017/990 Esas sayılı iddianamesi ile de ... görevlilerince 05.05.2015 tarihinde düzenlenen yapı tatil zabıtları ile sanık tarafından 3. derece doğal sit alanı içerisindeki mevcut binaların izin almaksızın yıkılarak C , D ve E blok olarak ölçüleri yapı tatil zaptında ayrıntılı şekilde belirtildiği üzere yeniden yapıldıklarının tespit edilmesi üzerine sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve imar kirliliğine neden olma suçlarından dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2021 tarihli, 2017/209 Esas ve 2021/498 Karar sayılı ilamı ile dosyanın, Bodrum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/247 Esas sayılı dosyası ile birleştirildiği anlaşılmıştır. Bodrum 4. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 09.12.2013 tarihli ve 2013/4035 Esas sayılı iddianamesine konu eylemler yönünden sanık hakkında açılan mühür bozma ve 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçlarına ilişkin olarak sanığın savunmasının 14.03.2014 tarihinde alındığı, bu tarihten itibaren zamanaşımını kesen veya durduran herhangi bir işlemin bulunmadığı gerekçesi ile anılan suçlar yönünden zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesinde; Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 27.03.2017 tarihli ve 2017/990 Esas sayılı iddianamesine konu eylemlere ilişkin olarak dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporları incelendiğinde, suça konu müdahalelerin zeminde tespit edildiklerinin ve eylemin 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesinde düzenlenen izinsiz inşai ve fiziki müdahale suçunu oluşturduğunun sabit olması karşısına, sanığın atılı suç yönünden mahkûmiyetine dair hüküm tesis edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. IV. GEREKÇE VE KARAR 1. Katılan ... Vekilinin ve İmar Kirliliğine Neden Olma Suçuna İlişkin Olarak Katılan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulu'nun 11.04.2000 gün ve 65–69, 22.10.2002 gün ve 234–366, 04.07.2006 gün ve 127–180, 03.05.2011 gün ve 155–80, 21.02.2012 gün ve 279–55, 15.04.2014 gün ve 599-190, 28.03.2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulu'nun 25.03.2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; katılan ...'in 2863 sayılı Kanuna aykırılık, imar kirliliğine neden olma ve mühür bozma suçlarından yapılan yargılamaya katılma ve tesis edilen hükümleri temyiz etme hak ve yetkisinin; katılan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün imar kirliliğine neden olma suçundan yapılan yargılamaya katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılanlar vekillerinin temyiz isteklerinin,1412 sayılı Kanunun 317. maddesi gereğince, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE, 2. Katılan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Vekilinin, 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Zamanaşımı Nedeniyle Düşme Hükmüne Yönelik Temyiz İsteği Yönünden Yapılan yargılama sonunda sanık hakkında açılan kamu davasının, zamanaşımının dolduğu gerekçe gösterilerek düşmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, katılan vekilinin temyiz isteminin reddiyle, kamu davasının düşmesine ilişkin hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 3. Katılan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Vekilinin ve Sanık Müdafilerinin 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Birleşen Dosyada Tesis Edilen Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstekleri Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılan vekili ve sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve sanık müdafilerinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2025 tarihinde karar verildi.