Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/3917 E. 2025/3671 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3917
Karar No
2025/3671
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3252 E. 2023/477 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat hükmü kaldırılarak zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.07.2022 tarih, 2022/41 Esas, 2022/400 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine karar verilmiştir. 2. Hükmün istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 07.02.2023 tarih, 2022/3252 Esas, 2023/477 Karar sayılı kararı ile beraat hükmü kaldırılarak kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.04.2023 tarih, 2023/36082 nolu esastan ret görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, zamanaşımı süresinin dolmadığına, sanıkların cezalandırılması gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince, sanıkların "2863 Sayılı Yasaya Muhalefet" suçunu işledikleri iddia olunan olayda; ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Sanıkların sonradan satın aldıkları ve hissedar olarak malik oldukları İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, Tarabya Mahallesi, 414 ada, 4 parselde bulunan, Gayrimenkul ve Eski Eserler Anıtlar Yüksek Kurulu'nun 14/12/1974 gün ve 8172 sayılı kararı ile belirlenen Boğaziçi Sit Alanı içerisinde kalan taşınmazda ihbarcı kurum denetmenlerince yerinde yapılan incelemede onaylı projesine aykırı olarak 3. katın ilave edildiği, Tarabya ve Şalcı Sokak yönünde tüm katlarda ilaveler yapılarak büyütüldüğü ve zemin katın Tarabya Asfaltı tarafında çelik konstrüksiyon tavanı ahşap kaplı sundurmanın yapıldığının tespit edildiği ve bu nedenle tutanak tutulduğu, taşınmaz üzerinde Kurul'dan izin almaksızın ve onaylı projesine aykırı olarak imar faaliyetinde bulunulduğu iddiasıyla kamu davası açılmış ise de taşınmaz başında yapılan keşif sonrasında düzenlenen bilirkişiler raporuna göre kullanılan malzemenin niteliği, kullanım yılı değerlendirildiğinde taşınmazdaki imar faaliyetlerinin yaklaşık olarak 37-42 yıl öncesinde 1980-1985 yılları arasında yapıldığının tespit edildiği, maliklerin taşınmazı bu tarihten sonra edinmiş oldukları, sanıkların taşınmazda malik olduktan sonra imara aykırı bir faaliyette bulunduklarına ilişkin bir delil elde edilemediği, dosya kapsamında sanıklar aleyhine mahkumiyetine yetecek, kesin ve şüpheden uzak delil elde edilemediği, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de dikkate alınarak sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması" gerekçesiyle sanıkların beraatine karar verildiği, ancak; dosyanın incelenmesinde; sanıklar hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19/12/2021 tarihli 2021/47942 Esas sayılı iddianamesi ile; şüphelilerin malik oldukları İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, Tarabya Mahallesi, 414 ada, 4 parselde bulunan, Gayrimenkul ve Eski Eserler Anıtlar Yüksek Kurulu'nun 14/12/1974 gün ve 8172 sayılı kararı ile belirlenen Boğaziçi Sit Alanı içerisinde kalan taşınmazda ihbarcı kurum denetmenlerince yerinde yapılan incelemede; BK + ZK + 2NK olarak Yapı Muayene ve Kullanma İzin Raporu belgesi düzenlendiği, onaylı projesine aykırı olarak 3. katın ilave edildiği, Tarabya ve Şalcı Sokak yönünde tüm katlarda ilaveler yapılarak büyütüldüğü ve zemin katın Tarabya Asfaltı tarafında çelik konstrüksiyon tavanı ahşap kaplı sundurmanın yapıldığının tespit edildiği ve bu nedenle tutanak tutulduğu, böylelikle şüphelilerin sit alanı içerisinde kalan taşınmaz üzerinde Kurul'dan izin almaksızın ve onaylı projesine aykırı olarak uygulamalar yaparak üzerlerine atılı suçu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı, ilk derece mahkemesince mahallinde yapılan keşif sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda, kullanılan malzemenin niteliği, kullanım yılı değerlendirildiğinde taşınmazdaki imar faaliyetlerinin yaklaşık olarak 37-42 yıl öncesinde 1980-1985 yılları arasında yapıldığının tespit edildiği, maliklerin taşınmazı bu tarihten sonra edinmiş oldukları, sanıkların taşınmazda malik olduktan sonra imara aykırı bir faaliyette bulunduklarına ilişkin bir delil elde edilemediği, dosyadaki bilgi ve belgelerden taşınmaz üzerindeki suça konu inşai ve fiziki müdahalelerin 22/07/1985 tarihinde Boğaziçi İmar Müdürlüğünün tutanağıyla tespit edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda suç tarihi 22/07/1985 olarak kabul edilmekle; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23/11/2010 tarih, 2020/2-136 Esas ve 2010/229 Karar sayılı içtihadında ".... Ceza Genel Kurulunun duraksamasız içtihatlarına göre, "zamanaşımının gerçekleşmesi halinde", derhal beraat kararı verilmesini gerektiren haller hariç, öncelikle “beraat” değil, “zamanaşımı nedeniyle düşme” kararı verilmelidir..." hükmü nazara alındığında; somut olayda suç tarihinin 22/07/1985 olduğu, sanıklar hakkındaki iddianamenin ise 19/12/2021 tarihinde düzenlendiği anlaşılmakla, sanıklar hakkında açılan kamu davasının, suç tarihinden itibaren 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2 maddeleri ile, 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e, 66/4 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı süresinin iddianame tarihi itibariyle dolduğu gerekçesiyle sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR " 22/07/1985" olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında yanlış gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir nitelikte olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 30. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/3917, K. 2025/3671, T. 10.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-3917-e-2025-3671-k-371cb0f936d8