Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/3901 E. 2025/3670 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3901
- Karar No
- 2025/3670
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2476 E. 2023/73 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Manavgat 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2022 tarih, 2021/519 Esas, 2022/366 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2. Hükmün istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 24.01.2023 tarih, 2022/2476 Esas, 2023/73 Karar sayılı kararı ile beraat hükmü kaldırılarak kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.04.2023 tarih, 2023/34852 nolu esastan ret görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince, Antalya İli Manavgat İlçesi Side Mahallesi kentsel ve 3. derece arkeolojik sit alanında 792 ada 5 parselde bulunan alanda 3 adet kaçak yapı inşaa edildiği tespit ve iddiası ile açılan davada; inşaat mühendisi ve arkeolog bilirkişisi tarafından alınan ek bilirkişi raporuna göre suça konu yapıların uydu görüntülerinde 2003 yılında mevcut olduğu, kaçak yapının yıkılmış olduğu ve keşif tarihi itibariyle iddia konusunu oluşturan aykırılıkların suça konu oluşturan alanda bulunmadığı, sanığın savunmasında binaların annesinden kaldığını, kendisinin yaptırmadığını savunduğu anlaşılmakla 2003 yılına ait görüntülerde yapıların mevcut olması ve daha sonrasında sanığın suça konu yerde müdahalede bulunduğuna dair bir tespit ve delil bulunmamasına göre iddia konusu eylem tarihinden itibaren olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR "2003 yılı öncesi" olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında yanlış gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir nitelikte olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır. Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan "2003 yılı öncesi" tarihinden itibaren 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, 5237 sayılı TCK’nın 66. ve 67. maddeleri uyarınca yasada öngörülen zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş ise de; netice itibariyle zamanaşımı nedeniyle düşme yönünde hüküm tesisi yerinde görüldüğünden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Manavgat 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04. 2025 tarihinde karar verildi.