Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/3519 E. 2024/7419 K. – Kişilerin Huzur

Konu: Kişilerin Huzur Ve Sükûnunu Bozma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3519
Karar No
2024/7419
Karar Tarihi
Konu
Kişilerin Huzur Ve Sükûnunu Bozma

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/806 Değişik iş SUÇ : Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma KARAR : İtirazın reddine ilişkin merci kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan şüpheli Burak Yerkel hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 01.10.2021 tarihli ve 2021/29975 Esas, 2021/92510 Soruşturma, 2021/5969 İddianame numaralı iddianamenin iadesine dair Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2021 tarihli ve 2021/258 İddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itirazın, merci Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.11.2021 tarihli ve 2021/806 Değişik iş sayılı kararı ile reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 14.03.2023 tarihli ve 94660652-105-34-1053-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2023 tarihli ve KYB-2023/32631 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.04.2023 tarihli ve KYB-2023/32631 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesince, avukatlık mesleğini icra ederken soruşturmaya konu eylemi gerçekleştiren şüpheli hakkında uygulanması istenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 123. maddesindeki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında olduğu, bu nedenle kamu davası açılmadan önce şüpheli ile müştekinin uzlaşmak isteyip istemediklerinin teklif edilmesi ve uzlaştırma işlemlerinin takibi için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de,

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15/12/2017 tarihli ve 2017/19244 esas, 2017/28181 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinde '58 inci maddeye göre yapılan soruşturmaya ait dosya Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına gönderilir. Cumhuriyet Savcısı beş gün içinde, iddianamesini düzenleyerek dosyayı son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verir. İddianamenin bir örneği, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun hükümleri uyarınca, hakkında kovuşturma yapılan avukata tebliğ olunur. Bu tebliğ üzerine avukat, kanunda yazılı süre içinde bazı delillerin toplanmasını ister veya kabule değer bir istemde bulunursa nazara alınır, gerekirse soruşturma başkan tarafından derinleştirilir.' hükmünün yer aldığı, bu maddeye ve benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 30/09/2019 tarihli ve 2019/6143 esas, 2019/8979 karar sayılı ilâmına göre, Adalet Bakanlığınca kovuşturma yapılmasına ilişkin karar kendisine gelen Cumhuriyet Başsavcılığı beş gün içinde iddianame düzenleyerek dosyayı son soruşturmanın açılmasına ya da açılmamasına karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine vereceği, burada Cumhriyet savcısının herhangi bir takdir yetkisinin olmadığı, evrak kendisine geldiğinde son soruşturmanın açılması yönünde iddianame düzenleyerek ağır ceza mahkemesi başkanlığına göndermek zorunda olduğu, Cumhuriyet savcısının bu aşamada delil toplama ve soruşturmayı genişletme yetkisinin bulunmadığı, soruşturma evrakı içeriğine göre bir kısım delillerin toplanması gerekirse, evrak kendisine gelen ağır ceza mahkemesinin bu delilleri toplayacağı, iddianamenin iadesini düzenleyen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesine göre de, iade edilebilecek iddanamenin, kamu davasını açan iddianame olduğu, son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere düzenlenen iddianamenin teknik anlamda kamu davasını açan iddianame olmadığından iadesinin de mümkün olmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE 1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2021 tarihli ve 2021/29975 Esas, 2021/92510 Soruşturma, 2021/5969 İddianame numaralı iddianamesi ile şüpheli Burak Yerkel hakkında 09.12.2019 tarihinde işlediği 5237 sayılı TCK'nın 123/1. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.

2. Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2021 tarihli ve 2021/258 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "Şüphelinin üzerine atılı Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma suçunun 5271 sayılı kanunun 253. Maddesi uyarınca 'uzlaştırma' kapsamında suçlardan olması, kamu davası açılmadan önce şüpheli ile müştekinin uzlaşmak isteyip istemediklerinin teklif edilmesi ve uzlaştırma işlemlerinin takibi için dosyasının Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosuna gönderilmesi gerektiği ancak, bu husus göz ardı edilerek iddianame düzenlenmiş olduğu..." nedenine dayalı olarak, 5271 sayılı CMK'nın 174/1. maddesi gereği iddianame iade edilmiştir.

3. İddianamenin iadesine ilişkin karara yönelik O yer Cumhuriyet savcısının itirazı, mercii Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.11.2021 tarihli ve 2021/806 Değişik iş sayılı kararı ile reddedilmiştir.

4. Mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için, yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunmalıdır. 5271 sayılı CMK'nın 170. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza davası açma görevi, dava açan belge niteliğindeki icra ceza mahkemesine verilen şikâyet dilekçesi, son soruşturmanın açılması kararı gibi istisnai hükümler dışında kural olarak Cumhuriyet savcısına aittir. Görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede hangi hususların gösterileceğine ve yüklenen suçu oluşturan olayların mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanması gerektiğine aynı Kanun’un 170. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında yer verilmiştir. 5271 sayılı CMK'nın 174. maddesinde ise iddianamenin iadesi kurumuna yer verilerek, hukuksal olarak geçerli ve yeterli delillerin zamanında ve usulüne uygun olarak toplanmasından sonra, tüm yönleri ile doğru ve eksiksiz olarak iddianame düzenlenmesi, soruşturma evresinin aksine, kovuşturmanın mümkün olan en kısa sürede tamamlanarak, ceza adaletinin ve adil yargılanma hakkının bütünüyle sağlanması, kişilerin hukuki dayanaktan yoksun şekilde sanık sıfatına sokulmasının önlenmesi hedeflenmiş ve bu amaçla anılan maddenin birinci fıkrasında iddianamenin iadesi hallerine yer verilmiş olup, bu hususlara aykırı olarak düzenlenen iddianame, öngörülen süre içinde, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle Cumhuriyet Başsavcılığına iade edilmelidir.

5. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca; bir kamu hizmeti ve serbest bir meslek olarak yerine getirilen avukatlık, yargının kurucu unsurlarından olup bağımsız savunmayı serbestçe temsil ettiği gibi, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36. maddesinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün güvencesini de oluşturmaktadır. Avukatlık mesleğinin bu niteliklerinin gereği olarak, görev sırasındaki veya görevden doğan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılıp yürütülmesi konusunda 5271 sayılı CMK'da yer alan genel düzenlemelerden ayrık biçimde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 58-61. maddelerinde özel düzenlemeler yapılmıştır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun özel soruşturma ve kovuşturmayı öngören hükümlerinde tüm ayrıntılar düzenlenmediğinden, açık hüküm bulunan konularda bu düzenlemenin uygulanması gerekmekte, düzenlenmeyen veya ilgili maddelerde atıf yapılan hususlarda ise genel hükümlerin uygulanması zorunlu bulunmaktadır. Başka bir deyişle, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda açık bir düzenleme bulunması durumunda, aynı konu genel hükümlere aykırı biçimde düzenlense dahi, bu konuda 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

6. Bu bağlamda 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 58. maddesinin birinci fıkrasında; "Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır..." ve 59. maddesinde; "58 inci maddeye göre yapılan soruşturmaya ait dosya Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına gönderilir. Cumhuriyet Savcısı beş gün içinde, iddianamesini düzenliyerek dosyayı son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verir. İddianamenin bir örneği, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun hükümleri uyarınca, hakkında kovuşturma yapılan avukata tebliğ olunur. Bu tebliğ üzerine avukat, kanunda yazılı süre içinde bazı delillerin toplanmasını ister veya kabule değer bir istemde bulunursa nazara alınır, gerekirse soruşturma başkan tarafından derinleştirilir. Haklarında son soruşturmanın açılmasına karar verilen avukatların duruşmaları, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesinde yapılır. (Ek cümle: 2/5/2001 - 4667/38 md.) Durum avukatın kayıtlı olduğu baroya bildirilir. (Ek fıkra:11/7/2020-7249/10 md.) Avukatların, avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası uygulanmaz." şeklindeki hükümlerin yer aldığı anlaşılmaktadır.

7. Yukarıda yer alan kanuni düzenlemeler ile dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak, kanun yararına bozma istemi değerlendirildiğinde; şüpheli avukat hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesi uyarınca düzenlenen iddianame, dava açan belge niteliğinde değildir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'na göre dava açan belge son soruşturmanın açılması kararı olup, iddianame yerine geçen son soruşturmanın açılması kararı kabul edildikten sonra kovuşturma evresi ve yargılama başlayacaktır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesindeki iddianame şüpheli avukat hakkında yargılama yapılmasını sağlayacak nitelikte bir belge olmadığından, 5271 sayılı CMK'nın 174/1. maddesi gereğince sözü geçen iddianamenin iadesine de karar verilemez. Bu nedenle Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin dosya içerisinde bulunan ve soruşturma evrakı içeriğine göre bir kısım delillerin toplanması gerekirse sonradan toplayacağı delillere göre şüpheli avukat hakkında son soruşturmanın açılmasına ya da açılmasına yer olmadığına dair bir karar vermesi zorunludur. Sonuç olarak şüpheli avukat hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesi uyarınca düzenlenen iddianamenin, kamu davasını açan belge niteliğinde olmadığından iadesinin de mümkün olmadığı gözetilmeden iadesi ve son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere düzenlenen iddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2021 tarihli ve 2021/806 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,11.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/3519, K. 2024/7419, T. 11.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-3519-e-2024-7419-k-e4cb1ca02bab