Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/3335 E. 2026/4609 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3335
Karar No
2026/4609
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2839 E., 2022/2674 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.11.2022 tarihli ve 2022/2839 Esas, 2022/2674 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede neticesinde;

Bartın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verildiği, kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 01.03.2022 tarihli kararı ile bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine Bartın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.09.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verildiği, kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 22.11.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Bartın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli, 2021/18 Esas, 2021/276 Karar sayılı dosyasında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 01.03.2022 tarihli, 2021/2466 Esas, 2022/777 Karar sayılı kararı ile herhangi bir sevk ve cezalandırma maddesi içermeyen usulsüz mütalaaya dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulduğu, alkollü olarak kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen sanığa ait alkolmetre çıktısının aslı ya da onaylı örneği getirtilmeden eksik incelemeyle karar verildiği, ölü muayene ve klasik otopsi tutanağında Cumhuriyet Savcısı'nın imzasının bulunmadığı ve sanığın sürücü belgesine ilişkin kayıtlar getirtilmeden sürücü belgesinin geri alınmasına karar verildiği gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,

Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine...” hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle;

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 01.03.2022 tarihli, 2021/2466 Esas, 2022/777 Karar sayılı bozma kararı, bozma üzerine verilen Bartın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.09.2022 tarihli, 2022/201 Esas - 2022/388 Karar sayılı kararı ve kararın istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.11.2022 tarihli, 2022/2839 Esas, 2022/2674 Karar sayılı istinaf başvurusun esastan reddine dair kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/3335, K. 2026/4609, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-3335-e-2026-4609-k-52b91d896707