Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/3203 E. 2026/5207 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3203
Karar No
2026/5207
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/4566 E., 2022/4493 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2022/4566 Esas, 2022/4493 Karar sayılı kararının katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan inceleme neticesinde gereği düşünüldü;

Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 27/1, 62, 50/4, 52/2-4. maddeleri uyarınca 15.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 31.05.2022 tarihli kararı ile bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/3-c maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 29.11.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında istinaf başvurusun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli, 2020/36 Esas, 2021/368 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 31.05.2022 tarihli, 2021/5010 Esas, 2022/2387 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 27/2. maddesi gereğince sanığa ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,

Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine...” hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle;

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 31.05.2022 tarihli, 2021/5010 Esas, 2022/2387 Karar sayılı bozma kararı, bozma üzerine verilen Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli, 2022/198 Esas, 2022/270 Karar sayılı kararı ve kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 29.11.2022 tarihli, 2022/4566 Esas, 2022/4493 Karar sayılı istinaf başvurularının esastan reddine dair kararlarının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,

Hukuka aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/3203, K. 2026/5207, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-3203-e-2026-5207-k-b51b2f855fcd