Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/2390 E. 2024/7847 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2390
Karar No
2024/7847
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/217 E.,- 2022/374 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemiz bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Ayvacık Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2013 tarihli ve 2013/174E., 2013/257 karar sayılı ilamı ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yürütülen yargılama neticesinde, 5271 sayılı Kanunun 223/2-c maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir. Karara karşı katılan vekilinin temyiz kanun yoluna başvurusu üzerine; Dairemizin 07.03.2016 tarihli ve 2014/22804 Esas, 2016/3364 Karar sayılı ilamıyla; "Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 11/08/1992 tarih, 2633 sayılı kararı ile 2. derece doğal sit alanı olarak tescil edilen sınırlar dahilinde yer alan Ayvacık İlçesi, ... Köyü, 146 ada 1 parsel üzerinde yer alan otelde izinsiz olarak, açık yüzme havuzu, satış ünitesi ve havuz barı yaptırıldığının tespit edildiği, 11/08/1992 tarihli tescil kararının usulüne uygun bir şekilde ... Köyü'nde ilan edilmiş olması ve 2004 ve 2010 yıllarında sanık tarafından bir kısım uygulamalar için Çanakkale Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'na müracaat edilmiş olması hususu dikkate alındığında, sanığın, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgenin 2. derece doğal sit alanı vasfında olduğunu bildiği, tüm dosya kapsamı itibariyle sabit olmakla birlikte; Bu kapsamda, öncelikle, mahallinde, inşaat mühendisi ve fen bilirkişi refakatinde keşif icra edilip, bölgenin sit alanı vasfı, müdahalenin niteliği hususunda rapor düzenlettirilip, ayrıca, bünyesinde koruma, uygulama denetim büroları kurulan idarelerden izin almaksızın veya izne aykırı olarak izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunanların, 2863 sayılı Kanunun 65/4. maddesi gereğince cezalandırılması gerekeceğinden, bu kapsamda, suça konu taşınmazın bulunduğu ilde suç tarihi itibariyle il özel idaresi bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı araştırılıp, dava konusu taşınmazın, kurulan Koruma Uygulama ve Denetim Bürosunun sorumluluk alanında bulunmadığının ve yapılan uygulamaların ruhsata tabi inşai ve fiziki müdahale kapsamında olduğunun anlaşılması halinde sanığın 65/1. maddesi uyarınca cezalandırılması, yapılan bu uygulamaların ruhsata tabi olmayan, “basit onarım” niteliğinde olduğunun belirlenmesi veya ruhsata tabi inşai ve fiziki müdahale kapsamında olsa bile, suça konu taşınmazın, kurulan Koruma Uygulama ve Denetim Bürosu'nun sorumluluk alanında bulunduğunun anlaşılması halinde sanığın 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/4. maddesi ile cezalandırılması gerektiği hususuda gözetilip, sonucuna göre hukuki durumunun eylemin niteliği ve sanığın suç kastının yoğunluğu dikkate alınarak takdir ve tayini yerine, 6498 sayılı Kanun ile 2863 sayılı Kanunda yapılan değişikliklere yanlış anlam yüklenip, eksik araştırmaya da dayalı olarak sanığın beraatine ilişkin yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi," gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma üzerine yürütülen yargılama neticesinde Yerel Mahkemece; "...suça konu yapıların 20 dan fazla olması nedeniyle sanığın üzerine atılı suç yönünden TCK'nın 66/1-e ve 67/4 maddelerinde öngörülen olağan üstü zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğu, dava zamanaşımının hüküm tarihinde tamamlanmış bulunduğu" gerekçesiyle kamu davasının TCK 66/1-e ve CMK 223/8 maddeleri uyarınca düşürülmesine karar verilmiş, kararı katılan vekilinin temyiz etmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, zamanaşımı süresinin dolmadığına ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde dosyaya sunulan inşaat bilirkişi raporuna göre dava konusu aykırılıkların google earth görüntüleri de incelenerek bir kısmının( satış ünitesindeki aykırılıklar ve çocuk havuzuna ilişkin) 2013 yılında yapıldığının , çocuk havuzunun 2006 yılı Nisan ayına ait görüntüde bulunmadığı 2013 yılındaki görüntüde mevcut olduğu ve yaklaşık 8 yıllık olduğunun, satış ünitesine ilişkin sundurma yapının etrafının kapatılmasının ise hava görüntüleri incelendiğinde 2013 yılı içerisinde etrafının taş duvar ve camekan ile kapatıldığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece dava konusu aykırılıkların tamamı bakımından 20 yılı aşkın süre önce yapıldıkları gerekçesiyle sanığın üzerine atılı suç yönünden TCK'nın 66/1-e ve 67/4 maddelerinde öngörülen olağan üstü zamanaşımı süresinin hüküm tarihinde tamamlanmış bulunduğu takdir edilerek davanın düşürülmesine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alındığında dava konusu edilen bazı aykırılıkların yapım tarihine ilişkin 2013 yılı tespiti yer alırken Yerel Mahkemece davaya konu edilen tüm aykırılıkların 20 yıl önce yapıldığı değerlendirilmesi yerinde görülmemiş ise de; sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem, 08.11.2013 tarihli sanık savunması olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımının 08.11.2021 tarihinde hüküm verilmeden önce dolduğu dikkate alındığında bu husus sonuca etkili görülmemiştir. Bozma üzerine yürütülen yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/2390, K. 2024/7847, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-2390-e-2024-7847-k-4deed8b42144