Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/1258 E. 2024/4529 K. – Kişilerin Huzur
Konu: Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1258
- Karar No
- 2024/4529
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/426 E., 2020/694 K. SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, 05.08.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanun'un 21. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un (5271 sayılı Kanun) 291. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen ve Bölge Adliye Mahkemelerinin kararlarına karşı yedi gün olarak öngörülen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği; ancak Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay'dan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 ila 326. maddelerinin uygulanması gerektiği ve 1412 sayılı Kanunun 310. maddesi uyarınca da temyiz süresinin bir hafta olduğu gözetilmeden 15 gün olarak belirtilmesi suretiyle yanıltıcı ifade kullanılması nedeniyle temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Uşak 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2015/390 Esas, 2015/528 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 123/1 ve 62/1 maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, ilgili kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 16.06.2020 tarihli, 2019/10847 Esas, 2020/7426 Karar sayılı ilamıyla; "5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi gereğince denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde açıklanması durumunda, sanığın yokluğunda hüküm kurulabilmesi için, sanığa gelmediği takdirde yokluğunda karar verilebileceği ihtarını içeren duruşma gününü bildirir tebligat çıkarılması gerektiği gözetilmeyerek, sanığın yokluğunda hükmün açıklanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması" hukuka aykırı olduğundan bozulmasına karar verilmiştir. 2. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, Uşak 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2020 tarihli ve 2020/426 Esas, 2020/694 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyulması yönündeki kararı ile mahkemece genel hükümlere göre yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 123/1 ve 62/1 maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya ayıkırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, oluşa ve dosya içeriğine göre; kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma ya da aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunma eyleminin bir kez yapılmasının yeterli olmadığı, eylemin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir. İddianamede, olay günü sanığın katılanın evinin önüne giderek "seni seviyorum" diyerek bağırıp, katılanın huzur ve sükununu bozduğunun iddia edildiği, bunun dışında sürekli katılanın kapısına gittiği, kapının önünden ayrılmadığından bahsedilmediği, 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde düzenlenen "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" hükmü nazara alındığında, suçun oluşması için gerekli olan ısrar unsurunun ne şekilde gerçekleştiği açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre; 1. Hükmün açıklanmasına neden olan Uşak 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23.01.2015 tarihli ve 2014/895 Esas, 2015/121 Karar sayılı ve 17.02.2015 tarihinde kesinleşen kararında sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet, tehdit suçundan beraat kararı verildiği, iddianamede hakaret ve tehdit suçundan kamu davası açılmış olup, 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma kapsamına alındığı, hakaret suçu yönünden ise uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı Kanun'un 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında hakaret suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. 19.08.2020 gün ve 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 25.06.2020 gün ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile, 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş... " ibaresinin aynı bentte yer alan "...basit yargılama usulü..." yönünden Anayasaya aykırı görülerek iptaline karar verilmiş olması ve 5271 sayılı Kanun'un "Tanımlar" kenar başlıklı 2. maddesinin (f) bendinde kovuşturmanın "İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi" ifade eder şeklinde tanımlanması karşısında, 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesiyle başlığı ile birlikte yeniden düzenlemeye konu edilen 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Uşak 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.