Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/975 E. 2025/5251 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/975
- Karar No
- 2025/5251
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1984 E., 2020/1452 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının CMK'nın 141/1-a, b, c, d, i, k maddeleri kapsamında ödenmeyen maaşları tutarında maddi ve 700.000 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin, davacı hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ise kamu davası açıldığı ve beraat ettiği ancak beraat hükmünün henüz kesinleşmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından tutuklandığına, 593 gün süren tutukluluğunun ardından anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu bakımından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğine, silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden iddianame tanzim edilmiş ve tutukluluk hali devam ettirilmişse de, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi sebebiyle CMK'nın 141 vd. maddeleri uyarınca tazminata hükmedilmesi gerektiğine, dava ve istinaf dilekçelerinden belirtilen hukuka aykırılıklara ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince tazminat talebine ilişkin dosya kapsamında, davacı hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/66402 sayılı soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden ise kamu davası açıldığı ve Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/112 Esas - 2018/401 Karar sayılı dosyasında beraatine karar verildiği ancak hükmolunan beraat kararının henüz kesinleşmediği, bu itibarla kanunda belirtilen yasal koşulların oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR UYAP üzerinden yapılan incelemede; tazminata esas Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/112 Esas- 2018/401 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılama neticesinde 06.12.2018 tarihli karar ile davacının atılı suçtan beraatine karar verildiği, hükmün istinaf edildiği ve henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacının sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 5271 sayılı Kanunun tazminat istemenin koşulları başlığını taşıyan 142. maddesinde; “Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde” bulunulabileceği hükme bağlanmıştır. Ancak asıl davanın sonucuna bağlı olmayan ve asıl davada verilecek kararları etkilemeyecek talepler yönünden mutlaka davanın esasıyla ilgili verilen karar veya hükmün kesinleşmesi zorunlu değildir. Tazminat talebinin dayanağı olan ceza soruşturmasında davacının kanunda belirtilen koşullar dışında yakalama, tutuklama ve tutukluluğunun devamına karar verilmesi, kanuni gözaltı süresi içerisinde hâkim önüne çıkarılmama, kanuni hakları hatırlatılmama, kanuna uygun tutuklandığı halde makul sürede yargılama mercii önüne çıkarılmama ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeme, arama kararının ölçüsüzlüğü ile hukuka aykırı el koyma ve kanunda belirtilen etkili başvuru imkanlarından yararlandırılmama nedenlerine dayanarak CMK'nın 141/1-a, b, c, d, i, j, k bentlerine dayanarak tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Davacının belirtilen kanun maddelerine dayanarak tazminat talebi ile ilgili olarak asıl davada hüküm verilmesinin veya verilen hükmün kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığı, zira bu hususa ilişkin tazminat taleplerinin asıl davanın sonucunu etkileyici veya asıl davanın sonucuna bağlı olmadığından davacının talepleri hakkında ilgili delillerin toplanarak gerekçeli kararda CMK'nın 141/1-a, b, c, d, i, j, k bentlerinde belirtilen koşulların oluşup oluşmadığına ilişkin her bir talep yönünden gerekçelendirme yapılmadan eksik değerlendirme ve gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde karar verildi.