Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9176 E. 2025/2568 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9176
- Karar No
- 2025/2568
- Karar Tarihi
SAYISI : 2022/796 E., 2022/901 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız yargılama, gözaltı, tutuklama nedeniyle, 747.028,42 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile ilk tedbir dönemi bakımından 22.206,16 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden, ikinci tedbir dönemi bakımından 49.859,64 TL maddi, 85.000,00 TL manevi tazminatın 18.05.2017 tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; müvekkilinin inşaat mühendisleri ücret hesap tablosu dikkate alınmadan eksik maddi tazminat hükmolunduğunu, müvekkilinin eğitim düzeyi, nitelikleri ve tecrübesine aykırı eksik tazminatlara hükmolunduğunu, Davalı vekilinin temyiz istemi; davacının maddi zararını belgelendirmemesine rağmen maddi tazminata ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak şekilde fazla manevi tazminata hükmedilmesinin kanuna ve usule aykırı karar verildiğini, kararın bozulması gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/161 Esas, 2021/98 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 03.09.2016 - 07.03.2017 tarihleri arasında 185 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde mahkumiyetine karar verildiği ve kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, bu nedenle davacının 18.05.2017 - 30.10.2019 tarihleri arasında 895 gün tutuklu kaldığının belirtildiği, itiraz ile yapılan yeniden yargılamada beraatine karar verildiği, kararın 22.02.2021 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediğini, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin maddi tazminatın eksik olduğuna ve sair tüm temyiz sebeplerine, davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Afyonkarahisar E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 20.05.2021 tarihli cevap yazısında, davacının 08.09.2016 - 07.03.2017 tarihleri arasında ve 15.10.2018 - 30.10.2019 tarihleri arasında tutukluluğunun infaz gördüğünün belirtildiği, mahkemece infazda tereddüt hasıl olması nedeniyle yazılan müzekkere ile Afyonkarahisar E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 04.10.2021 tarihli cevap yazısında, davacının sorulan 22.05.2018 -15.10.2018 tarihleri arasında infaz gördüğünün belirtildiği, mahkemenin ikinci koruma tedbirini 18.05.2017 - 30.10.2019 tarihleri olarak belirlediği, bu durumda çelişki oluştuğu, infaz tarihleri ceza infaz kurumundan sorularak infaz edilen tutukluluk süresinin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabul ve uygulamaya göre; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Afyonkarahisar1.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2025 tarihinde karar verildi.