Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/1228 E. 2025/6590 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2024/1228
Karar No
2025/6590
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2160 Esas 2023/3162 Karar SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 67/2, 5237 sayılı TCK'nın 62. ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verilmiş, sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin sanık hakkındaki 2023/627 Esas ve 2023/1119 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına, yerine; sanığın CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri; sanığın mahkumiyete ilişkin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yerine beraatine dair düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Katılan vekilinin temyiz nedenleri; Ele geçirilen eşyaların miktarı, çeşitliliği, değeri dikkate alındığında ticari mahiyet arz ettiğine, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, olay günü sanıktan ele geçirilen 30 adet altın sikke hakkında alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda, söz konusu altın sikkelerin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarının Koruma Kanununun 23. maddesi kapsamında son 6 padişah döneminde 1839-1922 tarihleri arasında basıldıkları için yurt içinde alımları ve satımları serbest, yurt dışına çıkarılmaları yasak olan ve tescile tabi olmayan ait oldukları dönemin sosyal, kültürel, teknik ve ilmi özellikleri ile seviyesini yansıtan kültür varlıkları olduğunun tespit edilmesi karşısında Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2014/3210 Esas, 2014/1472 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; sanıktan ele geçirilen altın sikkelerin ticari mahiyette olduğu konusunda kuşku bulunmadığına göre, korunması gerekli taşınır bir kültür varlığının ticarete konu edilebilmesi için öncelikle bunun elde bulundurulma şeklinin kanuna uygun olması gerektiği, bu çerçevede somut olay değerlendirildiğinde, sanığın, 2863 sayılı kanunun 27. maddesi kapsamında “tescile tabi taşınır kültür ve tabiat varlığı belgesi” sahibi olmadığı, bu eserleri elde bulundurma şeklinin kanuna uygunluk göstermediği, dolayısıyla sanığın, suça konu korunması gerekli taşınır kültür varlıklarının ticaretini yapma hakkına haiz bulunmadığı, bu nedenle sanığın eyleminin 2863 sayılı kanunu'nun 67/3. maddesi kapsamında kalmadığı, bu niteliğiyle eylemin bütünüyle 2863 sayılı Kanunun 67/2. maddesine temas eden kültür varlığı ticaretine aykırılık suçunu oluşturduğu anlaşılmakla sanığın atılı suç yönünden cezalandırılmasına dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; sanığın; 14.01.2022 günü saat 12:25 sıralarında İstanbul Havalimanı Şube Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği Önleme kısım görevlilerinin dış hatlar gelen yolcu katı gümrük kontrolü sonrasında bulunan yolcu karşılama salonunda görevlerini ifa ettikleri esnada durumundan şüphelenerek durdurulduğu ve kimlik bilgilerinin ...........(Arnavutluk)-İstanbul yolcusu, ...seri numaralı Arnavutluk pasaport hamili 27.01.1967 doğumlu ... isimli şahıs olduğunun öğrenildiği ve sanığın yanında bulunan siyah sırt çantasının x-ray cihazında incelenmesinde bir olumsuzluk görülmediği ancak sanığın şüpheli ve panik hareketler göstermeye devam etmesi üzerine yapılan üst aramasında bel kısmındaki çanta içerisinde çok miktarda altın sikke görünümlü madeni paralar, saat, külçe altın ve ziynet eşyaları olduğu görüldüğü, şahsa altın rafineri damgası bulunmayan külçe altınlar, saatler, altın sikke görünümlü madeni paralar ve ziynet eşyalarının bulunduğu anlaşılmış olmakla, sanığın savunması içeriğine, sanığın yurt dışından getirdiği eşyalar ile birlikte henüz hava alanından çıkmadan dış hatlar gelen yolcu karşılama katında yakalanmış olması da gözetildiğinde 2863 sayılı Yasa'nın 67/1. maddede düzenlenen “bildirim yükümlülüğüne aykırılık” suçunun ve 2863 sayılı Kanunun 70/1. maddesinde düzenlenen “kültür varlıklarını bulundurma” suçunun kanuni unsurlarının oluşmadığı, 2863 sayılı Kanunun 67/2. maddesinde düzenlenen “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçunun oluşması için gerekli, bildirimi yapılmamış kültür varlığının ticaret kastı ile “satışa arz edilmesi”, “satılması”, “verilmesi”, “satın alınması” ve “kabul edilmesi” eylemlerinden hiç birinin somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla; 2863 sayılı Kanunun 67/2. maddesinde düzenlenen suçunun kanuni unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanığın beraatine dair karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekili ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/1228, K. 2025/6590, T. 18.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2024-1228-e-2025-6590-k-63e5cf76cae8