Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9118 E. 2024/8173 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9118
- Karar No
- 2024/8173
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/226E., 2022/1653K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli ve 2019/516 E., 2020/491 K. sayılı ilamıyla sanıklar hakkında yürütülen yargılama neticesinde eylemin sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanıkların ayrı ayrı CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, karara karşı katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303. maddesinde yer alan yasal düzenlemenin verdiği yetkiye dayanılarak; İlk derece mahkemesi hükmünün birinci ve ikinci bentleri çıkarılarak yerine ; "1-Sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna Muhalefet Etmek (madde 68) suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de yüklenen suç açısından sanığın kastı bulunmadığından Ceza Muhakemesi Kanununun 223/2-c maddesi gereğince sanığın BERAATİNE, 2-Sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna Muhalefet Etmek (madde 68) suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de yüklenen suç açısından sanığın kastı bulunmadığından Ceza Muhakemesi Kanununun 223/2-c maddesi gereğince sanığın BERAATİNE" cümleleri yazılmak suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, karara karşı katılan vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanıkların üzerilerine atılı suçun unsurları oluştuğuna, cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir. III.OLAYLAR VE OLGULAR Tüm dosya kapsamından sanıklardan ...'un, yurtdışında yaşayan ve aynı zamanda Türkiye'de de evi bulunan kardeşi diğer sanık ...'un talebi üzerine, yine ...'a ait olduğu sanıklarca ileri sürülen dava konusu etnoğrafik dört adet eseri yanına alarak ağabeyine götürmek isterken Hasan Polatkan havalanı giriş 1. kontrol noktasında yapılan valiz kontrolü sırasında eserlerin ele geçirilmesi üzerine sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanunun 68. maddesi uyarınca kamu davası açıldığı, anlaşılmıştır. Sanık ...'in aşamalarda alınan savunmasında, olay sırasında eşyaları arasında ele geçirilen ve tarihi eser olduğu belirtilen suçlamaya konu eserlerin ağabeyi sanık ... tarafından İstanbul Osmanbey'de pazarda eski eşya satan şahıslardan ve bir kısmının da internet siteleri aracılığıyla satın alındığını, kendisinin bu eşyaların tarihi eser niteliğinde olup olmadığını bilmediğini, abisinin kendisinden rica etmesi üzerine ona götürmek amacıyla yanına aldığını , suç işleme kastı bulunmadığını beyanla suçlamayı kabul etmediği, Sanık ...'in aşamalarda alınan savunmasında, diğer sanık ...'in kız kardeşi olduğunu, eski eserler satan bir pazardan bu eşyaları satın aldığını, kendisinin yurt dışında yaşıyor olması sebebiyle kız kardeşi olan sanık ...'in yurt dışına geleceği sırada kendisine bu eşyaları getirmesini istediğini, suç işleme kastının bulunmadığını beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, Dosyaya sunulan 02.11.2020 havale tarihli bilirkişi raporuna göre; 1 adet sedef kakmalı kabzası bulunan Osmanlı Dönemi Tabanca, bir adet üzeri işlemeli Osmanlı Dönemi bakır divitlik, bir adet Osmanlı Dönemi bakır kilit ve anahtar, bir adet üzerinde figürlü işlemelerin bulunduğu Osmanlı dönemi bakır litürijik objenin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamına giren, halkın sosyal hayatını yansıtan etnografik nitelikteki kültür varlıklarından olduğu, Etnografik Nitelikli Taşınır Kültür Varlıkları Hakkında Yönetmeliğini 3. maddesinde belirtildiği gibi müzeye alınmayan etnografik nitelikteki eserlerin yurt içinde alımının satımının ve devrinin serbest olduğunu gösterir bir belge ile sahibine iade edilmesi gerektiği, müzeye alınması uygun görülenlerin sahibinin belirlenen değer takdirine razı olması halinde müze tarafından satın alındığını, değer takdirine razı olmazsa yurt dışına çıkarılamayacağın dair bir belge ile sahiplerine iade edilmesi gerektiğinin belirtildiği, anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince yürütülen yargılama neticesinde, "Sanıkların aşamalarda alınan birbirini destekler nitelikteki savunmaları, dosya arasında bulunan ve mahkememizce aldırılan 28/10/2020 tarihli bilirkişi raporuyla, müzeye alınmayan etnografik nitelikteki eserlerin yurt içinde alınımının satımının ve devrinin serbest olduğuna dair tespiti karşısında sanıkların üzerine atılı suçu işlediklerine dair dosya kapsamında her türlü şüpheden uzak mahkumiyetlerine yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanıkların suç kastı ile hareket ettiklerine dair dosya kapsamında yeterli delil bulunmadığı, dolayısıyla sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair mahkememizde şüphe oluştuğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de nazara alınarak" gerekçeleriyle sanıklar ... ve ...'un müsnet suçtan CMK 223/3-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; "Bilirkişi raporuna göre etnoğrafik mahiyetteki davaya konu eserlerin yurtiçinde alım-satımının serbest olduğu, sanıklar haklarında herhangi bir ihbar olmadan eserlerin rutin havaalanı güvenlik kontrolü sırasında ele geçirildiği, eserlein temin edilmelerinde de bir hukuka aykırılık bulunmadığı, Türkiye'de evleri bulunmakla birlikte aynı zamanda yurtdışında yaşayan sanıkların maliki oldukları eserleri sürekli olarak ikamet ettikleri yere götürmelerinde suç kastlarının olmadığı, suç kastı olmadığına dair savunmalar aksine dosyada bir delil bulunmadığı anlaşılmakla; yüklenen suç açısından sanıkların kastı bulunmadığından bahisle ve Ceza Muhakemesi Kanununun 223/2-c maddesi gereğince beraat hükümleri kurulması yerine aynı Kanunun 223/2-e maddesi gereğince beraat hükmü kurulması" hukuka aykırı görülmüş ve ilk derece mahkemesi hükmünün birinci ve ikinci bentlerinin çıkarılarak yerine yüklenen suç açısından sanıkların kastı bulunmadığından beraatine şeklinde cümleler eklenmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR 2863 sayılı Kanunun 68 inci maddesinde “yurt dışına çıkarma yasağına aykırı hareket etme” suçu yaptırıma bağlanmıştır. “Yurt dışına çıkarma” hareketinden anlaşılması gereken, failin, kültür ve tabiat varlıklarını, gümrük kapılarından yahut gümrük kapıları dışında kalan mahallerden geçirterek, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik yetkilerine sahip olduğu yeryüzü parçasının dışına sevk etmesidir. Gümrük kapılarından yurt dışına çıkılması halinde, gümrük hattının geçilmesi ile suç tamamlanır. Kişinin yurt dışına gitmek üzere check-in işlemlerini yaptırıp (uçuş kartını alıp), kültür ve tabiat varlıklarının içinde bulunduğu bagajı buraya teslim etmesi ile başlayarak devam eden icra hareketleri, bagajın güvenlik açısından yapılan toplu denetleme sonrası uçağa yüklenmesi ile tamamlanır. Şayet check-in işlemlerini yaptıran fail, kültür ve tabiat varlıklarının içinde bulunduğu bagajı yanına almışsa, pasaport kontrolünden geçip “çıkış” kaydının düşülmesinin ardından son x-ray kontrolünün tamamlanması ve “arındırılmış transit alana” girmesiyle birlikte suç tamamlanır. Failin uçağa biniş sırasında yakalanması halinde, tamamlanmış suçtan söz edilir. Arındırılmış alana girene kadar geçen aşamada failin yakalanması halinde, eylem teşebbüs aşamasında kalmış olur. Bunun yanında özellikle hava limanlarında, herkesin girip çıkabildiği yolcu bekleme salonlarına x-ray cihazından geçilerek girilmesi, suçun tamamlanması için yeterli değildir. Havalimanı dış hatlar binasının, herkesin girip çıkabileceği giriş kapısındaki x-ray cihazında veya binanın bu kısmı içerisinde, ancak gümrük hattı dışında yapılan aramada kültür ve tabiat varlıklarının ele geçirilmesi halinde, icra hareketleri henüz başlamamıştır. Zira, failin yakalandığı yer ile gümrük sahası veya hattı arasında yurt dışına çıkarma eyleminden vazgeçmesi her zaman mümkün olup, bu sebeple kaçakçılığa teşebbüs suçu değil, dosya kapsamına göre 2863 sayılı Kanunun 67 veya 70 inci maddesinde düzenlenen suçlar oluşur. Bu bilgiler ışığında dava konusu olayın değerlendirilmesinde; Dosya kapsamından sanık ...'e ait bavulunda bulunan eserlerin havalanı ilk giriş kontrol noktasında ele geçirildiği, sanık ...'ın bilirkişi raporuna göre etnografik olduğu tespit edilen yasa kapsamındaki eserleri eski eserler satan pazardan satın aldığına ve Türkiye'deki ikametinde bulundurduğuna, kardeşi sanık ...'in kendisinin ricası üzerine getirmek amacıyla eserleri yanına aldığına dair savunması ile sanık ...'in aynı doğrultudaki savunması karşısında suça konu eserlerin etnografik nitelikte kültür varlığı olmasının, bu varlığın serbestçe bulundurulabileceği anlamına gelmediği, somut durumda suça konu eserlerin 2863 sayılı Kanunun 23/a maddesi uyarınca tasnif ve tescile tabi, etnografik nitelikte bulunması ve sanığın “tescile tabi taşınır kültür ve tabiat varlığı belgesi” olduğuna dair bir savunmasının da mevcut olmaması karşısında eyleminin 2863 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinde açıklanan “kültür varlığı bulundurma” suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca bozma kararının içeriği doğrultusunda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2024 tarihinde karar verildi.