Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/6979 E. 2024/8181 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6979
- Karar No
- 2024/8181
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/69 E., 2021/2215 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, anılan Kanun'un 67/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53, 58/6. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanun'un 67/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, o yer Cumhuriyet savcısının ve sanık ...'in istinaf başvurularının kabulü ile dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan bozma görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; Sanıklara isnat edilen suçun devamlılık arzettiğine, kesintiye uğramadan işlenen bu suç ile ilgili olarak zamanaşımının işletilmesinin yasaya aykırı olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; eylemin 2863 sayılı yasanın 70. maddesinde düzenlenen ''Kültür Varlıklarını Bulundurma'' suçunu oluşturduğu, sanıklara atılı suçun niteliği ve ceza miktarına göre suçun zamanaşımına uğramadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay günü kolluk kuvvetlerine yapılan ihbarda, sanık ...'ın ikamet ettiği evin bahçesinde lahit olduğu, lahitin İstanbul'dan gelecek şahıslara 1 milyon dolar karşılığında satılacağı bilgisinin alınması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, Ceyhan Sulh Ceza Hakimliğinin 16.05.2017 tarihli, 2017/3392 Değişik iş sayılı kararına istinaden ihbara konu ikametgahta ve eklentilerinde yapılan aramada, evin önünde bir adet sütun parçası ile bir adet stel (mezar taşı) ele geçirildiği, dosya kapsamında mevcut bağımsız bilirkişi raporu ile dava konusu eserlerin 2863 sayılı Kanun kapsamında kaldıklarının tespit edildiği, sanık ...'in savunmasında arama yapılan evin kendisine ait olduğunu, oğlu olan diğer sanık ...'ın arasıra bu evde kaldığını, eserlerin kendisine babasından kaldığını, suç işleme kastının bulunmadığını beyan ettiği, sanık ...'ın savunmasında, evlerinin bahçesinde dedesinden kalma taşlar olduğunu, bütün köyde bu taşlardan bulunduğunu, babasının ya da kendisinin taşları bir yerden getirmediklerini beyan ettiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan değerlendirmede, "Sanıkların üzerlerine atılı suçun maddi unsurunun yetkili mercilere mazereti olmaksızın ve bilerek bildirimde bulunmamak olduğu, aynı ikamette yaşayan ve eserleri ikametlerinde bulunduran baba-oğul olan sanıkların savunmalarının hayatın olağan akışına uygun olmadığı" değerlendirilerek ve "sanıkların üzerlerine atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının somut olayda oluştuğu, sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı suçu işledikleri" kanaatine varılarak mahkumiyetlerine dair hüküm tesis edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, o yer Cumhuriyet savcısının ve sanık ...'in istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde, "Aksi başka delillerle ispatlanamayan sanık savunmaları nazara alındığında, sanıkların lehine yapılan bir değerlendirme ile suç tarihinin 2008 yılı ve öncesi olduğunun kabulünde zorunluluk bulunduğu, suç tarihi olarak kabul edilmesi gereken bu tarihten itibaren, sanıkların eylemine uyan 2863 sayılı yasanın 67/1 maddesinde öngörülen cezalarının üst sınırına göre TCK'nın 66/1-e ve 67/4 maddelerine göre tabi olduğu 12 yıllık dava genel zamanaşımı süresinin zamanaşımını durduran bir sebep olmaksızın hüküm tarihine kadar geçmiş olmakla davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği" değerlendirilerek İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılıp, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 1-Sanıkların aşamalarda verdiği benzer ifadelerde, suça konu eserlerin atalarından kaldığını beyan etmeleri karşısında, 2863 sayılı Kanun'un 4/1 maddesinde sözü edilen “bulma” olgusunun gerçekleşmediği ve eylemin aynı Kanun'un 70/1 maddesinde düzenlenen “kültür varlıklarını bulundurma” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, hatalı nitelendirme ile suç tarihinin 2008 yılı ve öncesi olarak kabulü ile 12 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu şeklindeki dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile düşme kararı verilmesi, 2- Sanıkların savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, suça konu eserlerin ele geçirildiği yerin sanık ...'in kullanımında olduğunun, bu itibarla eserlerin sanık ...'in uhdesinde bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanık ...'ın beraatine dair hüküm tesis edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2024 tarihinde karar verildi.