Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/902 E. 2025/5142 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/902
- Karar No
- 2025/5142
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/804 E. 2020/1314 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin CMK'nın 141/1-a-b-d-e-g-h-i-j-k bentleri gereğince 2.000.000,00 TL maddi ve 3.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 16,855,39 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; maddi ve manevi tazminat miktarlarının "16.718,57 TL" maddi, "60.000,00 TL" manevi olarak düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı ve davalı vekillerinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, davacı hakkında CMK'nın 141/1-a-b-d-g-h-i-j-k bentleri gereğince de tazminata hükmedilmesi gerektiğine, hükmedilen maddi tazminatın eksik olduğuna, kazanç kaybının davacının maaşı üzerinden hesaplanması gerektiğine, ihraçtan önceki ödenmeyen maaş ve maaş farklarının, cezaevi harcamalarının, ailenin ziyaret için yaptığı masrafların, avukata ödenen vekalet ücretinin, sağlık güvencesi ve soysal haklarını kaybetmesi nedeniyle meydana gelen zararının maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna, davalı vekilinin temyiz sebepleri; usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, tazminat koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna ve reddedilen tazminat miktarı üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Gaziantep 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/108 Esas, 2019/209 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı yapılan soruşturma kapsamında 17/07/2016 - 18/09/2017 tarihleri arasında 429 gün gözaltı/ tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 04/09/2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince hükmün maddi ve manevi tazminat miktarı yönünden düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı ve davalı vekillerinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1- Davacının 17/07/2016 tarihinde göz altına alındığı, Diyarbakır 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/307 sayılı 21/07/2016 tarihli sorgusu ile Silahlı Terör Örgütü Üye Olma, Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına karar verildiği, 18/09/2017 tarihinde Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan tahliyesine karar verildiği, yapılan soruşturma neticesinde davacının Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme suçlarından hakkında 10/07/2017 tarihinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair ek karar verilerek davacı hakkında silahlı terör örgütü üye olma suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde davacı hakkında atılı suçtan beraat hükmü verildiği, beraat hükmünün 04/09/2019 tarihinde kesinleştiği ve davanın 25/09/2019 tarihinde açıldığı, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellememeye teşebbüs etme suçları yönünden davanın 1 yıllık süre geçtikten sonra açıldığı, silahlı terör örgütü üye olma suçu yönünden davanın süresinde açıldığı gözetilerek; Davacı ile ilgili tutuklama ve tahliyeye ilişkin tüm müzekkere ve kararların Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örnekleri de dosya içerisine alınarak, davacının tek tutuklama müzekkeresi ile mi yoksa ayrı tutuklama müzekkereleri ile mi tutuklandığı belirlenerek, tek tutuklama müzekkeresi düzenlenmesi halinde tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği ve infaz süresi, ayrı ayrı tutuklama müzekkeresi düzenlenmesi halinde, tutuklama müzekkerelerinin nasıl infaz edildiği, hangi suçtan verilen tutuklama müzekkeresinin ne kadar süre ile infaz edildiğinin karışıklığa mahal vermeyecek şekilde tespiti gerektiğinin gözetilmeyerek eksik araştırma ve değerlendirme ile hüküm kurulması, Davacı vekilinin CMK'nın 141/1-a-b-d-e-g-h-i-j-k bentleri gereğince tazminat talep ettiği, mahkemece davacının CMK'nın 141/1-e maddesi gereğince ve haksız el koyma talebi ile de ilgili yalnızca el konulan silah ile değerlendirme yapıldığı anlaşılmakla; davacının diğer tazminat talepleri hakkında olumlu yada olumsuz bir değerlendirme yapılmadan hüküm kurulması, Kabule göre de; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2025 tarihinde karar verildi.