Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/898 E. 2025/5143 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/898
- Karar No
- 2025/5143
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2295 E. 2020/2634 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutuklama nedeniyle 35.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 8.455,20 TL maddi ve 7.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; maddi ve manevi tazminat miktarlarının "8.411,83 TL" maddi, "20.000,00 TL" manevi ve vekalet ücretinin "3.409,41 TL" olarak düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede, hükmün davalı yönünden kesin nitelikte olmasından dolayı temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede, davacının temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının cezaevi harcamalarının, avukata ödenen vekalet ücretinin maddi tazminat olarak hükmedilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna, davalı vekilinin temyiz sebepleri; usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, tazminat koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, faiz başlangıcına ve hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Konya 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/97 Esas - 2017/191 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı yapılan soruşturma kapsamında 21/09/2016 - 28/03/2017 tarihleri arasında 188 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 06/12/2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile 22/12/2017 tarihinde tebliğ edildiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince hükmün maddi, manevi tazminat ve vekalet ücreti miktarı yönünden düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 72.070,00 TL olduğu, ilk derece mahkemesince davacının talebinin kısmen kabulü ile 8.455,20 TL maddi ve 7.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; maddi ve manevi tazminat miktarlarının "8.411,83 TL" maddi, "20.000,00 TL" manevi olarak düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, davalı aleyhine kabul edilen toplam tazminat miktarının 28.411,83 TL olması sebebiyle hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle; davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın 24/11/2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesi ile değişik 362. maddesinin 1/a bendinde yer alan temyiz sınırı ve kabul edilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle, davalı vekilinin temyiz istemin CMK'nın 298. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE; B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "8.367,64" TL yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde "8.411,83 " TL olarak tayin edilmesi suretiyle fazla maddi tazminata hükmolunması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2025 tarihinde karar verildi.