Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8862 E. 2025/79 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/8862
Karar No
2025/79
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1944 E., 2022/2155 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle ıslah ile 1.396.973.79 TL maddi ve 1.000.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 4.752.57 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, manevi tazminat miktarı 18.000 TL'ye yükseltilip, değişen vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat şartlarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, reddedilen kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının iş adamı olduğu, tutuklanması dolayısıyla ticari kazancından mahrum kaldığına, emsal ücret araştırması yapılmadan maddi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, cezaevi masrafları ve avukatlık ücretine ilişkin kalemlerin maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/264 Esas – 2015/417 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 22.01.2010 - 27.09.2010 tarihleri arasında 248 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 14.11.2016 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı, maddi tazminata ilişkin dosya kapsamındaki tüm bilirkişi raporları ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının tutuklanmadan önceye dair beyan ettiği miktarda kazancının tespit edildiği ancak gözaltına alınıp, tutuklandığı dönemde ortağı ya da yönetici olduğu şirketlerden elde ettiği kazançlardan mahrum kalmadığı, gelirinde bir azalma olmadığı gibi kazancının artarak devam ettiği, ortaklığı olan şirketlerden yöneticilik nedeniyle sabit maaş aldığına ilişkin herhangi maaş bordrosunun sunulmadığı, bu itibarla şirketten maaş ya da huzur hakkına ilişkin bir delil tespit edilemediğinden, davacının ortağı olduğu şirketlerin gelir durumu ile şahsi zararının birbirinden bağımsız olarak değerlendirilerek, net asgari ücret üzerinden maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince, manevi tazminat miktarı yükseltilip, değişen vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1. Maddi tazminat talebine ilişkin olarak; davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı dönemde ortağı ve yöneticisi olduğu şirketlerin ticari faaliyetlerini sürdürdüğü, şirket gelirlerinde bir azalma olmadığı gibi tutuklu olduğu dönem kazancının artarak devam ettiğinin bilirkişi raporuyla tespit edildiği, bu itibarla gelir kaybı bulunmadığı anlaşılmasına karşın, maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde net asgari ücret üzerinden maddi tazminata hükmedilmesi, 2. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/8862, K. 2025/79, T. 06.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-8862-e-2025-79-k-7356061e0c3b