Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9191 E. 2025/47 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9191
- Karar No
- 2025/47
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/4458 E., 2022/1717 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk ve adli kontrol nedeniyle 5.220.450,00 TL maddi ve 1.500.000,00 TL manevi tazminatın 28.09.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 20.302,69 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın 28.09.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, talebin reddedilen kısmı bakımından vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna, eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayanarak karar verildiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/11 Esas – 2019/436 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 28.09.2017- 11.05.2018 tarihleri arasında 225 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 06.03.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Davacının tutuklu kaldığı 28.09.2017- 31.01.2018 tarihleri arasındaki döneme ilişkin ortağı olduğu şirketin vergi beyannamelerine göre, şirketin ticari faaliyetlerinin sürdürüldüğü ve gelir elde ettiği, bu itibarla davacının tutuklanması nedeniyle gelir kaybı bulunmadığı anlaşılmakla maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Davacının ortağı olduğu şirketin devrinden itibaren olan tutuklu kaldığı 01.02.2018-11.05.2018 tarihleri arasındaki döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminatın ‘’5.326,50’ TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarın altında kalacak şekilde ‘’4.884,69’’ TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine eksik maddi tazminata hükmolunması, 3-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2025 tarihinde karar verildi.