Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/876 E. 2025/5918 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/876
Karar No
2025/5918
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2140 E., 2020/1162 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız arama, gözaltı ve el koyma nedeniyle 500.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile haksız el koyma nedeniyle 4.029,84 TL maddi tazminatın el koyma tarihi olan 20/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, haksız gözaltı nedeniyle 500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 20/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince; maddi tazminatın kabul edilen kısmına yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; mahkemece davalı yönünden kabul edilen maddi tazminat miktarının 6100 sayılı HMK'nın 341/2. maddesinde belirtilen kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanunun 279/1-b maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine, maddi tazminatın reddedilen kısmına yönelik davacı vekili ile manevi tazminat hükmüne yönelik taraf vekillerinin istinaf başvuruları yönünden yapılan incelemede; davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; arama ve el koyma kararlarının hukuka aykırı verildiğine, davacının duruşmalara katılmak için yaptığı yol masrafları ile avukata ödenen vekalet ücretinin maddi tazminat olarak hükmedilmesi gerektiğine, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının yetersiz olduğuna ve resen sebeplere ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/218 Esas ve 2018/380 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı yapılan soruşturma kapsamında 20/12/2016 tarihinde 1 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 04/02/2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek; davacının haksız el koyma ve gözaltı nedenine dayalı talebine yönelik talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; Bölge Adliye Mahkemesince istinaf kesinlik sınırının davalı yönünden kabul edilen, davacı yönünden reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarının toplamı üzerinden belirlenmesi gerekirken; davalı yönünden istinaf incelemesinin maddi ve manevi tazminat miktarlarının ayrı ayrı kesinlik sınırı bakımından değerlendirilmesi suretiyle davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf taleplerinin 6100 sayılı Kanun'un 341/2. ve 5271 sayılı Kanunun 279/1- (b) bendi uyarınca usulden reddine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sair yönleri incelenmeyen .. Bölge Adliye Mahkemesi .. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca .. Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY YAZISI Davacı, hakkında yapılan soruşturmalardan dolayı açılan davalardan beraat ettiğini, bu soruşturma ve kovuşturmalar esnasında hakkında uygulanan güvenlik tedbirleri nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını beyanla maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davaya bakan İlk Derece Mahkemesi, davanın kısmen kabulüne karar vermiş ve davacı lehine maddi ve manevi tazminata hükmetmiştir. Bu karar davacı ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf kanun yoluna taşınmıştır. İnceleme yapan .. ... Ceza Dairesi; 1-Maddi tazminatın kabul edilen kısmına yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun ön incelemesinde; 6100 sayılı HMK'nın İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar başlıklı 341. maddesinin 2. ve 4. fıkraları gereğince, mahkemece davalı yönünden kabul edilen maddi tazminat miktarının 6100 sayılı HMK'nın 341/2. maddesinde belirtilen kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanunun 279/1-b maddesi uyarınca davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN USULDEN REDDİNE, 2-Maddi tazminatın reddedilen kısmına yönelik davacı vekili ile manevi tazminat hükmüne yönelik taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan incelemesinde; taraf vekillerinin yerinde görülmeyen İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, maddi tazminat yönünden verilen usulden ret kararına karşı, 5271 sayılı CMK’nın 279/1-b-son c. gereğince, tebliğden itibaren 7 gün içinde Dairemize veya Dairemize gönderilmek üzere en yakın ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine verilecek dilekçe veya tutanağa geçmek kaydıyla zabıt katibine yapılacak beyanla Gaziantep 17.Ceza Dairesine İTİRAZI kabil olmak üzere, Kabul edilen manevi tazminat miktarı ve karar tarihi itibariyle davalı yönünden 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN, Reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları ve karar tarihi itibariyle davacı yönünden, 5271 sayılı CMK'nın 286/1, 291/1-2. maddeleri uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere TEMYİZ yolu açık olarak oybirliği ile karar vermiştir. Bunun üzerine davalı hazine vekili maddi tazminatın kesinlik sınırında kaldığı, bu nedenle de istinaf talebinin usulden reddine dair kararı itiraz yoluna götürmüş ancak ... Ceza Dairesi itirazın reddine hükmetmiştir. Hazine vekili manevi tazminat ile ilgili herhangi bir kanun yoluna başvurmamıştır. Davacı ise hem maddi hem de manevi tazminatı temyiz etmiştir. Davanın seyri konusunda açıklama yaptıktan sonra, Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat davalarında dairemizin uzun süredir devam eden istikrarlı kararlarında, temyiz sınırının belirlenmesinde maddi ve manevi tazminatın toplamının esas alınması gerektiği kabul edilmiştir. Bu uygulama da gerek doktrinde gerekse İlk Derece Mahkemelerinde kabul görmüş, tartışma konusu yapılmamıştır. Son dönemde bir ya da iki bölge adliye mahkemesinden kabul görmüş bu uygulamanın aksine karar çıkmışsa da dairemizin istikrarlı kararları sayesinde uygulamadaki bu görüş ayrılığı giderilmiştir. Olayımızda; .. ... Ceza Dairesi maddi ve manevi tazminatların temyiz sınırlarını ayrı ayrı değerlendirmiş, davalı yönünden usulden reddettiği maddi tazminat için itiraz yolu öngörmüş, manevi tazminatın ise kesin olduğuna hükmetmiştir. Davalı vekili bunun üzerine bir üst numaralı Bölge Adliye Mahkemesine maddi tazminat yönünden itirazda bulunmuş, itirazı reddedilmiştir. Dairemizin içtihatları dikkate alındığında, ... .. Ceza Dairesinin maddi ve manevi tazminatın toplamı yerine her bir tazminatı ayrı ayrı değerlendirerek maddi tazminat yönünden istinaf talebini miktar itibariyle istinaf edilemeyeceği bu nedenle de itirazının kabil olduğu gerekçesiyle usulden, manevi tazminatı ise kesinlik nedeniyle esastan reddetmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bölge adliye mahkemesi davalıya maddi tazminat yönünden yasada olmayan bir kanun yolu açmış, manevi tazminatı ise kesin kabul edip temyiz yolunu kapatmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince esas ve usule aykırı olarak verilen bu kararı ise davacı Hazine vekili yasal yollara müracaat (temyiz) ederek düzeltmek yerine sessiz kalmış, davayı temyize davacı vekili taşımıştır. Davalı Hazine vekili bölge adliye mahkemesince verilen usul ve yasaya aykırı olan maddi ve manevi tazminatın ikisi içinde bir temyiz talebinde bulunmamıştır. Davacının talebi üzerine dairemize dosya geldiğinde ise davalının temyize ilişkin bir dilekçesi dosya da olmamasına hatta davacının temyiz talebine nedeniyle katılma yoluyla temyiz talebininde bulunmadığı anlaşılmasına karşın Dairemiz Bölge Adliye Mahkemesinde davalı vekilinin verdiği itiraz dilekçesini temyiz dilekçesi, davalının itirazındaki hususları temyiz sebebi kabul ederek “Bölge Adliye Mahkemesince istinaf kesinlik sınırının davalı yönünden kabul edilen davacı yönünden reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarının toplamı üzerinden belirlenmesi gerekirken, davalı yönünden istinaf incelemesinin maddi ve manevi tazminat miktarlarının ayrı ayrı kesinlik sınırı bakımından değerlendirilmesi suretiyle davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf taleplerinin 6100 sayılı Kanunun 341/2 ve 5271 sayılı Kanunun 279/1-b bendi uyarınca usulden reddine karar verilmesi” gerekçesiyle hükmü bozmuştur. Temyiz incelemesi gerek hukuk gerekse ceza davalarında (bazı istisnai haller hariç) tarafların talebine bağlıdır, kanundaki istisnalar dışında Yargıtay kendini kanun koyucunu yerine koyup talep olmadığı halde ilk derece mahkemesi kararını inceleyemez, olayımızda da resen temyiz incelemesine tabi bir karar mevcut değildir. Elimizde hatalı bile olsa taraflarca temyizi mümkün olan Bölge Adliye Mahkemesi kararını vardır. Davalı kurum vekilinin avukat olduğu da göz önüne alındığında bu kararın temyiz edilebilir nitelikte olduğunun da bilinebileceği öngörülmelidir. Hatta davacı vekilinin temyiz dilekçesine cevap vermeyen, temyiz dilekçesi sunmayan, davacının temyiz dilekçesi üzerinden katılma yoluyla temyiz hakkı bulunan davacı kurum vekilinin bu hakkını kullanmamasına rağmen Dairemizin çoğunluk görüşünün yasadan kaynaklanmayan, davalının bir başka mahkeme de verdiği dilekçeyi temyiz dilekçesi gibi kabul edip kendisine kanunen verilmemiş bir hakkı kullanarak davacının lehine bozma kararı verilmesi ve davalı lehine yeni bir hak tesis etmesi usul ve yasaya uygun düşmemektedir. Elinde usulüne uygun olarak verilmiş bir temyiz dilekçesi olmayan, hukuk usulünden kaynaklanmış katılma yoluyla temyiz hakkını kullanmayan davalı Hazine vekilinin bölge adliye mahkemesine verdiği dilekçeyi temyiz dilekçesi olarak kabul edip temyiz incelemesi yapan ve davalının talebi doğrultusunda resen temyiz incelemesi yapıp bozma hükmü (davalının temyizi olmadığını tespit edip, davacının temyizini incelemek gerekirken) tesis eden dairemiz çoğunluk kararına iştirak etmiyorum.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/876, K. 2025/5918, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-876-e-2025-5918-k-3944622a3e8c