Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8634 E. 2024/7330 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/8634
Karar No
2024/7330
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1209 E., 2022/1126 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 10.000 TL maddi ve 1.000.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 7.500 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin kabulüyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkilinin toplam 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası almasına rağmen 5 yıl 2 ay 24 gün cezaevinde kaldığı, mahkum olduğu toplam cezadan fazla kaldığı tutukluluk süresi için tazminata hükmedilmesi gerektiği, zamanaşımından düşme kararı verildiği gerekçesiyle makul bir miktar tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu ve bu sebeple hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/5 Esas – 2013/17 Karar sayılı ceza dosyasında davacının suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından yargılandığı, bu kapsamda suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan 05.11.2006 - 02.02.2012 tarihleri arasında 1915 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda her iki suçtan mahkumiyetine karar verildiği, kararın temyizi üzerine her iki suç yönünden zamanaşımından düşme kararı verilerek, 28.11.2019 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, davacı hakkındaki suçlar nedeniyle zamanaşımından düşme kararı verildiği, tutuklu kaldığı halde beraatine karar verilen kişiler hakkında takdir edilen miktar kadar olmasa da, davacı lehine makul bir miktar tazminata hükmedilmesi gerektiğinden bahisle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Her ne kadar davacının 08.11.2006 - 02.02.2012 tarihleri arasında 1915 gün tutuklu kaldığı ve tutuklandığı suçlardan zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği kabulüyle makul miktar tazminata hükmedilmişse de; davacı hakkında yapılan yargılama sonunda suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan 1 yıl 15 gün hapis, resmi belgede sahtecilik suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası olmak üzere toplam 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına hükmedildiği, davacının talebinin ise mahkum olduğu toplam 3 yıl 1 ay 15 günden fazla haksız tutuklu kaldığına yönelik olduğu, bu kapsamda dosya içinde mevcut 03.01.2011 tarihli Maltepe 3 No'lu L Tipi İnfaz Kurumu yazısında, tazminata konu tutuklama müzekkeresinin infazına 08.11.2006 tarihinde başlanıldığı, 03.02.2011 tarihi itibariyle de infazın devam ettiğinin bildirildiği, bu itibarla 03.01.2011 tarihinden, tahliye olduğu 02.02.2012 tarihine kadarki dönemin infaz edilip edilmediği hususunun tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi suretiyle, CMK'nın 141/1-f bendi kapsamında değerlendirme yapılmadan, yazılı şekilde hüküm tesisi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/8634, K. 2024/7330, T. 09.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-8634-e-2024-7330-k-d042e37e9c2f