Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8470 E. 2024/7320 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8470
- Karar No
- 2024/7320
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/4622 E., 2022/1874 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Düzeltilerek Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız el koyma nedeniyle 500.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın el koyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddine ve davalı vekilinin temyiz isteminin kabulüyle hükmedilen vekalet ücreti yönünden hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine karar verilmesi sebebiyle 2021 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için ödenecek maktu 8.200 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 825 TL dilekçe ücretine hükmedildiği, bu sebeple kararın düzeltilerek onanması gerektiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkiline ait 144.200 Euroya haksız olarak el konulduğu, el konulan paraların adli emanette bulunduğu süreç boyunca Suç Eşyası Yönetmeliği gereği bankaya yatırılarak faiz getirisinin alınması gerekmesine rağmen bankaya yatırılmadığı, bundan dolayı müvekkilinin mahrum kaldığı faiz getirisine yönelik tazminata hükmedilmesi gerektiği, davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/100472 ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/22314 soruşturma sayılı dosyaları kapsamında, davacının 5607 sayılı Kanuna muhalefet ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarından davacıya ait 144.200 euro paraya 05.07.2017 tarihinde el konulduğu, yapılan soruşturma sonunda her iki suç yönünden ayrı ayrı kovuşturmaya yer olmadığına ve el konulan paraların sahibine iadesine dair karar verildiği, el koyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacının yurt dışından Türkiye'ye gelirken 144.200 euro parayı bedeni içerisine sokup sınırdan ülkeye giriş yaptığı, bedenindeki paranın tıbbi rahatsızlık yaratması üzerine cerrahi müdahale sonucu paranın çıkarıldığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğunun 17.11.2020 tarihli teslim tutanağında, adli emanette bulunan paraların kirli, yırtık, tahrifatlı ve mevcut haliyle piyasada kullanıma elverişsiz olduğu, paraların bu duruma gelmesinde davacının kusuru bulunduğu ve bahse konu paranın sahibine iade edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Gerekçeli karar başlığında dava tarihinin ''16.02.2021'' yerine ''21.09.2021'' olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1.Her ne kadar İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının Adli Emanet Memurluğuna ait 17.11.2020 tarihli tutanağında belirtilen hususlara istinaden el konulan paranın piyasada tedavüle elverişsiz olduğu ve bu durumun davacının kusuru nedeniyle gerçekleştiğinden bahisle davanın reddine karar verilmişse de; Suç Eşyası Yönetmeliğinin 14. maddesindeki ''Emanet memuru, miktarı ne olursa olsun kasa kaydına kaydettiği memleket dâhilinde tedavül eden ve aynen muhafazası gerekmeyen paraları, suç eşyası esas kaydındaki numarasını da belirtmek suretiyle, Cumhuriyet başsavcılığı emanet bürosu adına faiz getirecek bir hesap ile millî bankalardan birine ayrı ayrı derhal yatırır. Bu hesapta emanet kayıt numarası gösterilir.'' ve aynı yönetmeliğin 15. maddesindeki ''14 üncü maddenin birinci fıkrasına göre bankaya yatırılan paraların faizleri, anapara ile birlikte bu Yönetmeliğin iade veya müsadereye ilişkin hükümlerine tâbidir. '' düzenlemeleri kapsamında davacıya ait el konulan paranın, el konulma tarihi ile teslim alma tarihleri arasındaki döneme ilişkin faiz hesaplamasının bilirkişi marifetiyle yapılarak, maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2.5271 sayılı CMK’nın 142/9. maddesindeki “Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz” hükmü gereğince, ilk derece mahkemesince davanın tümüyle reddedilmesi ve karar tarihi dikkate alınarak, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen ''8.200 TL'' maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, ''825 TL'' dilekçe ücretine hükmedilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2024 tarihinde karar verildi.