Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/852 E. 2025/2358 K. – Organ Ticareti
Konu: Organ Ticareti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/852
- Karar No
- 2025/2358
- Karar Tarihi
- Konu
- Organ Ticareti
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3596 E., 2020/3660 K. SUÇ : Organ ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 91/3 maddesi delaletiyle 91/1, 43/2-1, 62, 53/1, 58/6. maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın atılı suçu işlemediğine, üzerine atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraatine karar verilmesi gerektiğine, tutuklulukta ve göz altında geçirdiği sürenin cezasından mahsup edilmediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay tarihinde sanık ...'nun böbrek hastası olduğu ve böbrek nakli yaptırmak amacıyla gayrı resmi şekilde böbrek temin etmek için araştırmaya başladığı, sanık ...'ın bu işlerle ilgilendiğini öğrenince sanık ... ile bağlantı kurduğu ve Antalya'ya gelerek görüştüğü, sanık ... ile 75.000TL karşılığında temin ettiği böbreği satın alacağı husunda anlaştıkları, sanık ...'ın önce internet üzerinden böbreğini satacağını açıklayan sanık ... ile bağlantı kurduğu, sanıklar ... ve sanık ...'ın aralarında ...'in böbreğini ...'na satma konusunda anlaştıkları, bunun üzerine sanık ...'nun Antalya'ya geldiği, böbrek alıcısı ... ve böbrek vericisi ...'ın Antalya Özel ... hastanesinde tetkiklerin yapıldığı, ancak İl Sağlık Müdürlüğü Etik Kurulunun organ naklini uygun bulmaması üzerine naklin yapılamadığı, bunun üzerine sanık ...'ın internetten böbreğini satacağını ilan eden diğer sanık ... ile irtibata geçtiği, sanık ... ve sanık ...'ın aralarında Ömer'in böbreğini ...'na satma konusunda anlaştıkları, yine böbrek alıcısı ... ve böbrek vericisi ...'ın Antalya Özel ... hastanesinde tetkiklerin yapıldığı, ancak İl Sağlık Müdürlüğü Etik Kurulunun organ naklini uygun bulmaması üzerine naklin yapılamadığı, böylece sanık ...'ın sanık ... ile temin ettiği kişinin böbreğini satma konusunda anlaştığı, bu kapsamda önce ... ile, sonra da sanık ... ile böbreğini ... satması konusunda aracılık ettiği, bunun karşılığında ...'dan peyder per anlaştıkları parayı aldığı, böbrek naklinin ise Etik Kurulun uygun bulmaması nedeniyle gerçekleşmediği, bu şekilde sanık ...'ın sabit olan organ ticareti suçundan eylemine uyan TCK'nın 91/3 maddesi delaleti ile TCK'nın 91/1 maddesi gereğince cezalandırılması yoluna gidilmiş, sanığın aynı suçu işleme kararıyla organ alıcısı ve birden fazla organ satıcısı ile farklı zaman dilimi içerisinde böbrek satışı konusunda aracılık etmesi nedeniyle eylemi zincirleme suç oluşturduğundan TCK'nın 43/2-1 maddesi gereğince arttırım yapılmıştır. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Antalya 26. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2025 tarihinde karar verildi.