Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8369 E. 2025/2239 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8369
- Karar No
- 2025/2239
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2494 E., 2022/311 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 3.489,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 3.498,00 TL maddi tazminatın ve 29.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 28.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın 48.000,00 TL'ye yükseltilmesi ve faiz başlangıç tarihinin 13.10.2006 tarihi olarak belirlenmesi suretiyle ve değişen vekalet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; Mahkemesince bilirkişi raporu alınmasına yönelik talebin reddedilmesi nedeniyle ıslah hakkının kullanılamadığına, nispi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, davacı lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının eksik olduğuna, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/57 Esas-2013/387 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının zimmet suçundan 28.02.2006-05.03.2009 tarihleri arasında 1.101 gün tutuklu kaldığı, hakkında tutuklamaya konu olmayan özel belgede sahtecilik ve zimmet suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda özel belgede sahtecilik suçu yönünden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına, tutuklamaya konu zimmet suçu yönünden ise eylemin vasıf değiştirerek görevi ihmal suçu kapsamında kaldığının kabulü ile 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 11.12.2013 tarihinde kesinleştiği, aynı mahkemenin 09.01.2019 tarihli ve 2013/57 Esas - 2013/387 sayılı ek kararıyla davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmemiş olması ve yükümlülüklere uygun hareket etmiş olması nedeniyle ortadan kaldırılmasına ve davanın düşürülmesine karar verildiği, kararın 31.01.2019 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek toplam tutukluluk süresi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, davacı hakkında tutuklamaya konu zimmet suçunun vasıf değiştirerek görevi ihmal suçu kapsamında kaldığı ve bu suçtan 7 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması karar verildiği, davacının mahkumiyetinden fazla tutuklama süresi nedeniyle manevi tazminata hak kazanacağı kabulü ile 7 ay 15 günlük sürenin mahsubu sonrası arta kalan 13.10.2006-05.03.2009 tarihleri arasındaki süre yönünden manevi tazminat miktarının 48.000,00 TL'ye yükseltilmesi ve manevi tazminat yönünden faiz başlangıç tarihinin 13.10.2006 tarihi olarak belirlenmesi suretiyle ve değişen vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihi olarak tutuklama tarihi belirtilmiş olmasına ve mahsup hususunun haksız işlem tarihinin başlangıcı üzerinde bir etkisi bulunmamasına karşın, hükmedilen manevi tazminat miktarı bakımından faiz başlangıç tarihinin tutuklama tarihi olan 28.02.2006 tarihi olarak belirlenmesi yerine, bakiye kalan günün başlangıç tarihi olarak belirlenen 13.10.2006 tarihi olarak belirlenmesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.03.2025 tarihinde karar verildi.