Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/833 E. 2025/5093 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/833
Karar No
2025/5093
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/241 E., 2020/16 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, arama, el koyma ve adli kontrol nedeniyle 16.275,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın eylem tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden ve 15.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine, maddi tazminat talebinin reddine ve manevi tazminat miktarının 2.000,00 TL, vekalet ücretinin 845,00 TL olarak belirlenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğuna, bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, reddedilen kısım için davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/33656 soruşturma, 2018/16866 karar sayılı ceza dosyasında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 14.08.2017-25.08.2017 tarihleri arasında 11 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 01.03.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin mahsuba konu yapılmadığı, davacının ceza soruşturmasında ödediği vekalet ücretinin maddi tazminat olarak verilmesi gerektiği, el konulan bilgisayarının zamanında teslim edilmemesi ve sonrasında da arızalı teslim edilmesi nedeniyle teknik servis formuna göre onarım bedelini ve cep telefonları ile bilgisayarlarına el konulması, uzun süre verilmemesi nedeniyle almak zorunda kaldığı bilgisayarın satın alma bedelinin de maddi tazminat olarak ödenmesini talep etmiş ise de; dizüstü bilgisayarın teslim edildiğinde arızalı olduğuna dair bir tespit raporunun bulunmadığı, davacı tarafça ibraz edilen teknik servis formunun dizüstü bilgisayarın arızalı teslim edildiğine dair yeterli delil mahiyetinde olmadığı, bilgisayarın tamirine ilişkin bir ödeme belgesinin de ibraz edilmediği, davacının eşyalarına yetkili Hakimliğin kararına dayalı olarak usulüne uygun şekilde el konulduğu ve el konulan eşyaların kararın kesinleştiği tarihte davacıya teslim edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, el konulan eşyaların zamanında geri verilmediği veya bu eşyaların korunması için gerekli tedbirlerin alınmadığı hususundaki iddiaların ispatlanamadığı, dolayısıyla 5271 sayılı CMK'nun 141/1-j maddesi gereğince tazminat verilmesinin koşulları oluşmadığından bu hususlara ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi belirtilmiş, davacının evinde yapılan aramanın ölçüsüz olduğunu, el koyma işlemlerinin haksız olduğunu ispat edemediği ve adli kontrol tedbiri uygulanmasının da kanunda tazminat verilebilecek haller arasında sayılmadığından bu sebeplere dayalı olarak manevi tazminat talep etmekte haklı olmadığı ve bu yöndeki manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği ancak; haksız gözaltı nedeniyle davacının sosyal ve ekonomik durumu, gözaltı süresi, müsnet suçun niteliği, davacı ... çevresinin kültürel ve sosyal yapısı, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltına alınma tarihinden itibaren faize hükmedilmesi nedeniyle tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer, hak ve nesafet kuralları birlikte dikkate alınmak suretiyle belirlenecek bir miktarın manevi tazminat olarak verilmesi gerektiği değerlendirilerek kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğundan bahisle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ... davalı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Kendisini soruşturma aşamasında vekil ile temsil ettiren davacı lehine kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde ceza soruşturması evresinde takip edilen işler için belirlenen 660,00 TL vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği hüküm fıkrasının maddi tazminat talebinin reddine karar verildiği bölümün çıkartılarak yerine "soruşturma aşamasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen 660,00 TL maktu vekalet ücretinin 09.02.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/833, K. 2025/5093, T. 10.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-833-e-2025-5093-k-a3a3942bb505