Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8111 E. 2024/8012 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8111
- Karar No
- 2024/8012
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/623 E. 2022/370 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk tedbiri nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 2.687,90 TL maddi ve 8.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki maddi tazminat miktarının "2.570,80 TL" ve vekalet ücretinin "1.600,00 TL" olarak düzeltilmesi sureti ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı ve davalı vekillerinin temyiz istemlerinin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, ıslah edilen miktar yönünden hak düşürücü süre definde bulunulduğundan zamanaşımına uğrayan kısıma ilişkin maddi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri hükmedilen tazminat miktarlarının eksik olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Artvin Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/63 Esas 2020/114 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve insan ticareti yapma ve bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek suçlarından 03/03/2012-22/06/2012 tarihleri arasında 111 gün gözaltı/ tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda davacı hakkında " suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve insan ticareti yapma" suçlarından beraat, "bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek" suçundan zamanşımının dolması sebebiyle düşme kararı verildiği, verilen kararın 29/12/2020 tarihinde kesinleştiği, gözaltı/tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince hükmün maddi tazminat ve vekalet ücreti miktarı yönünden düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerekmektedir. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanununun katılma yoluyla temyize ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, somut olayda; davalı vekiline, davacı vekilinin temyiz dilekçesi ile bölge adliye mahkemesi kararının 27/04/2022 tarihinde tebliğ edildikten sonra davalı vekili tarafından hüküm katılma yolu ile 12/05/2022 tarihinde temyiz edilmiş olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun'un 366/1 maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 348/1 maddesin gereğince 2 haftalık yasal süre geçtikten sonra temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE; B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "2.548,95 TL" yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde "2.570,80 TL" olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Rize Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2024 tarihinde karar verildi.