Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/7638 E. 2024/7937 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/7638
Karar No
2024/7937
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/202 E., 2021/808 K. DAVA : 466 sayılı Kanun gereği tazminat Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk ve el koyma nedeniyle 500.000 TL maddi ve 250.000 TL manevi tazminatın haksız işlem tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin 15 günlük süre geçtikten sonra yapıldığından bahisle temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının aracına el konulduğuna, el koyma nedeniyle aracın kullanılamadığı ve değer kaybı oluştuğunu, aracın yedi emin otoparkında kalmasından dolayı otopark ücretleri dolayısıyla icra takibi başlatıldığına, el konulan aracın korunmasına ilişkin gerekli tedbirlerin alınmadığına, davacının 6 ay tutuklu kaldığını, tutuklu kaldığı döneme ilişkin maaşından kesinti yapılan kısımların maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğine, ayrıca ikramiye, emeklilik maaşını ve kıdem farkında meydana gelen zararların da tazmini gerektiğine, davacının banka hesaplarına tedbir konulması sebebiyle tedbir süresince faiz işletilmediği ve bundan kaynaklanan zararlarının tazmini gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/259 Esas – 2019/414 Karar sayılı ceza dosyasında, davacının resmi belgede sahtecilik suçundan tutuklu kaldığı ve bu kapsamda aracına el konulduğu, yapılan yargılama sonunda zamanaşımından düşme kararı verildiği, hükmün 17.12.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacının tutuklandığı suç hakkında zamanaşımından düşme kararı verildiğinden tazminata hükmedilemeyeceği, aracına el konulmasında ise hukuka aykırılık olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararının davacı vekiline 15.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği, UYAP'tan yapılan kontrolde, davacı vekilince 25.11.2021 tarihinde süresinde temyiz başvurusunda bulunulduğu ancak davacı vekilinin temyiz dilekçesinin mahkemede bekletilerek 13.12.2021 tarihli yazı ile gönderildiği, Diyarbakır Bölge Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 14.01.2022 tarihli yazısıyla da bu durumun mahkemenin hatası ile olduğunun tespit edilmesi nedeniyle tebliğnamedeki temyizin süresinde olmadığına ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1.Davacıya ait olan 06 UJ 912 plakalı araca resmi belgede sahtecilik suçu kapsamında 26.08.2004 tarihinde el konulduğu, el koyma işleminin 01.06.2005 tarihinden önce gerçekleşmiş olması nedeniyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 6. maddesine göre, davanın 466 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu, haksız el koyma işleminin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanunun 1/6. fıkrasında hangi hallerde tazminat istenebileceğinin tahdidi şekilde sıralandığı ve anılan Kanunun 1. maddesi kapsamında haksız el koyma nedeniyle tazminat isteme konusunda düzenleme bulunmadığı, 466 sayılı Kanunun 1. maddesi hükmü nedeniyle 26.08.2004 - 01.06.2005 tarihleri arasındaki dönem için haksız el koyma nedeniyle tazminat istenemeyeceği, 01.06.2005'ten, araç üzerindeki tedbirin kaldırıldığı 07.02.2020 tarihi arasındaki döneme ilişkin el koyma işleminin ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa tabi olduğu anlaşılmıştır. 5271 sayılı Kanunun 141/1-j bendinde ise "Eşyasına veya diğer mal varlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde el konulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer mal varlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,...." kişilerin tazminat isteyebileceklerinin hüküm altına alındığı, somut olayda; Davacının el konulan aracın korunması için gerekli tedbirlerin alınmadığından bahisle tazminat talep ettiği, dosya kapsamındaki Diyarbakır 3. Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde teknik bilirkişi tarafından araç üzerinde yapılan inceleme tutanağında; aracın uzun yıllar yediemin otoparkında dışarıda kalmasından dolayı bazı aksamlarının zarar gördüğü, mevcut hasarların aracın dış ortamda uzun yıllar hareketsiz kalmasından ötürü oluştuğunun tespit edildiği, bu itibarla teknik bilirkişi raporunda aracın zarar gördüğünün anlaşılması karşısında, aracın davacıya teslim edilip edilmediği, edilmiş ise ne zaman teslim edildiğine ilişkin araştırma yapılmadan hüküm kurulması ve teknik bilirkişi raporuna göre CMK'nın 141/1-j maddesinde el konulan eşyanın korunması için gerekli tedbirler alınmaması durumuna istinaden tazminat isteme koşulu gerçekleşmekle, davacının tazminat talebinin bu kapsamda ele alınıp, maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm tesisi, 2.Davacının banka hesaplarına bloke konulması dolayısıyla 15 yıl boyunca faiz gelirinden yoksun kaldığına ilişkin talebine yönelik; davacının banka hesaplarına hangi tarihte tedbir konulduğu ile tedbirin ne zaman kaldırıldığı araştırılarak, tedbirin konulduğu ve blokenin kaldırıldığı aralık esas alınmak üzere bu döneme ilişkin faiz işletilip işletilmediği, faiz işletilmemiş olması halinde bilirkişi marifetiyle bu döneme ilişkin uygulanacak yasal faizin tespiti ile maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Diyarbakır 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/7638, K. 2024/7937, T. 23.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-7638-e-2024-7937-k-f1d2bd1c9ff2