Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/673 E. 2025/6463 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/673
Karar No
2025/6463
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/13 E., 2020/1154 K. SUÇ : Taksirle Öldürme HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz isteği, sanığın eyleminin olası kast kapsamında kaldığına, bilinçli taksir artırımının üst sınırdan yapılması gerektiğine ve takdiri indirim uygulanmasının hatalı olduğuna, sanık müdafiinin temyiz isteği, ceza miktarına ve sürücü belgesinin geri alınmasının hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü, sanığın sevk ve idaresindeki dorse bağlı çekici ile seyri sırasında ölenin sevk ve idaresindeki otomobilin aynasını dorsesinin çarpması ile kırdığı ve yoluna devam ettiği, ölenin sanığın aracını takip ederek emniyet şeridinde durdurduğu, daha sonra ölenin araçtan inerek sanığa aşağı inmesini söylediği ancak sanığın inmeyerek tekrar emniyet şeridinden çıkıp yoluna devam ettiği, bu sırada ölenin sanığın aracının önüne doğru hareket ettiği ve aracın altında kalarak hayatını kaybettiği olayda, park halinden yola çıkarken aracının etrafının boş olduğunu kontrol etmemesi nedeniyle asli kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; "Sanığın kullandığı aracın yüksekliği ve genişliği dikkate alındığında aracın etrafında gezen birini göremeyeceğinin açık olduğu, dolayısıyla aracının etrafında tartıştığı birinin olduğunu bildiği halde yani aracının yanında durarak henüz kendisi ile konuşup tartışan ölenin yakın varlığını bilerek, aracın ve kendi bulunduğu yerin yüksekliğinden dolayı aşağıda ve aracının yanında bulunan kişiyi görememesi nedeniyle, hareket ettiğinde kendisine çarpıp yaralanmasına veya ölümüne neden olabileceğini öngörmesine rağmen ve meydana gelebilecek sonucu istememesine karşın, yeteneklerine, şansına, ölenin aracın önüne geçmeyeceği çekileceğine güvenerek sonucun gerçekleşmeyeceği yönünde hatalı düşünceyle hareket etmesi ve hızlı bir şekilde manevra yapmak suretiyle öleni ezmesi, üstünden geçip yola devam etmesi nedeniyle bilinçli taksir halinin mevcut olduğu" şeklindeki gerekçe ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılması yönünde hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Dosya kapsamı, Heyetçe izlenen olay anını gösterir CD içeriği ve olayın oluş şekline göre, sanığın eyleminde bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasını gerektirir herhangi bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında basit taksirden hüküm kurulması gerekirken bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/673, K. 2025/6463, T. 15.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-673-e-2025-6463-k-f053745fc3bb