Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/6240 E. 2024/5564 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/6240
Karar No
2024/5564
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1515 E., 2021/3199 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 299. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 100.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın yakalama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 2.136,86 TL maddi tazminatın 07.02.2010 tarihinden, 5.000,00 TL manevi tazminatın 07.02.2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte ve 825,00 TL dilekçe ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz taleplerinin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalan dilekçe yazım ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğuna, hükmedilen tazminat miktarlarının az olduğuna, Davalı vekilinin temyiz sebepleri; Mahkemesince eksik araştırma ve inceleme sonucu karar verildiğine, davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ve hükmedilen tazminat miktarlarının yüksek olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/268 Esas – 2020/23 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçundan 07.02.2010-26.05.2010 tarihleri arasında 108 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 11.06.2020 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Karar başlığında dava konusunun ''Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat'' olarak yazılması gerekirken ''466 Sayılı Kanun Dışı Yakalama ve Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkındaki Kanun Uyarınca manevi tazminat istemi' olarak yazılması, 2-Davacının 07.02.2010 tarihinde yakalanarak gözaltına alındığı anlaşılmakla, Mahkemesince hükmedilen manevi tazminatın faiz başlangıcının ''07.02.2010'' tarihi olarak belirtilmesi gerekirken, ''gözaltı tarihi olan 07.02.2020'' olarak belirtilmesi, 3-Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan ‘2.071,14’ TL yerine, ‘2.136,86’ TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, 4- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, 5-15.8.2017 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe 694 sayılı KHK'nın 144 maddesi ile ekli 5271 sayılı Kanunun 9. maddesinde ''Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz.'' şeklinde yer alan düzenleme uyarınca kısmen kabul edilen davada kabul edilen toplam tazminat miktarları doğrultusunda Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, 825,00 TL dilekçe ücretine hükmedilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/6240, K. 2024/5564, T. 21.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-6240-e-2024-5564-k-c67230399dbb