Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/6014 E. 2024/6685 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6014
- Karar No
- 2024/6685
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1763 E., 2021/2157 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 140.000TL maddi ve 450.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 1.140.76 TL maddi ve 3.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekili temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkilinin yokluğunda, beyanı alınmadan karar verildiğine, hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna, müvekkilinin haksız tutuklama nedeniyle işyerini kapatmak durumunda kalması dolayısıyla ileriye dönük kazançlarından mahrum kalmasının ve bu sebeple alacaklarını tahsil edememesinin de maddi tazminat kapsamında değerlendirilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/370 Esas – 2012/179 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından 01.07.2008 - 08.09.2008 tarihleri arasında 69 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda tüm suçlar yönünden beraat ettiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2019/8348 Karar sayılı ilamıyla suç işlemek amacıyla örgüt kurma bakımından katılan vekilinin temyiz hakkı olmadığından temyiz talebinin reddine karar verilmesi üzerine beraat kararının kesinleştiği, 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçu yönünden ise zamanaşımından düşme kararı verildiği, hükümlerin 10.07.2019 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, tutuklamanın infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, bu suretle kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Davacının tazminat taleplerine yönelik beyanlarının alınması için 16.10.2019 tarihinde Marmaris 2. Asliye Ceza Mahkemesine talimat yazısı yazıldığı, Marmaris 2. Asliye Ceza Mahkemesince davacıya 18.03.2020 tarihli duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı çıkartıldığı, çağrı kağıdında duruşma günü 18.03.2020 olarak belirtilmiş olmasına karşın, 02.01.2020 tarihli talimat duruşmasına davacının gelmediği ve talimatın bila ikmal olarak mahkemesine iade edildiğinin anlaşıldığı, HMK'nın 147/2 maddesindeki ''Taraflara gönderilecek davetiyede, belirlenen gün ve saatte geçerli bir özrü olmadan mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde, duruşmaya yokluklarında devam edileceği ve yapılan işlemlere itiraz edemeyecekleri, tahkikatın sona erdiği duruşmada sözlü yargılamaya geçileceği, sözlü yargılama için duruşmanın ertelenmesi hâlinde taraflara ayrıca davetiye gönderilmeyeceği ve 150 nci madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, yokluklarında hüküm verileceği bildirilir.'' düzenlemesi uyarınca davacıya duruşmada hazır bulunmadığı takdirde yokluğunda karar verileceği hususunun meşruhatlı davetiye ile ihtar edilmesinin gerektiği, davacıya duruşma günü olarak 18.03.2020 tarihinin bildirildiği çağrı kağıdının tebliğe çıkarıldığı, talimat duruşmasının ise 02.01.2020 tarihinde, çağrı kağıdında bildirilen günden başka bir gün yapıldığı ve davacının gelmediğinden bahisle talimat evrakının bila ikmal olarak mahkemesine iade edildiği, bu itibarla davacının savunma hakkının kısıtlandığı gözetilmeden hüküm tesisi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2024 tarihinde karar verildi.