Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/5917 E. 2024/2254 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5917
- Karar No
- 2024/2254
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1044 E., 2020/1564 K. KATILANLAR : ...,... İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, imar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Beraat şeklinde düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Katılan ... vekili, katılan... Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan kurum vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında,... 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2017 tarihli ve 2016/420 Esas, 2017/649 Karar sayılı ilamıyla sanığın üzerine atılı imar kirliliğine neden olma suçunu işlemediği gerekçesiyle beraatine karar verilmiş, kararı katılan vekilinin istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince yapılan inceleme neticesinde; "... yapı tatil zaptı ile tespit edilen imalatın bulunduğu yerin Kemeraltı Kentsel Sit ve 3.derece arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığı dosya kapsamı ile sabit olmakla eylemin 2863 sayılı yasanın 65.maddesine uyabileceği ancak bu konuda açılmış bir dava bulunmadığı gözetilerek öncelikle Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunularak sanık hakkında 2863 sayılı yasanın 65/1, 65/4.maddeleri değerlendirilerek kamu davası açılmasının istenmesi, sonucuna göre dava açılır ise eldeki dava ile birleştirilerek birleştirilecek dava yönünden de Kültür Turizm Bakanlığına dava ihbar edilip taraf teşkili sağlanıp, suçun unsurlarının tespiti yönünden gerekli yargılama faaliyeti tamamlandıktan sonra TCK'nun 44.maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerektiği; Ayrıca sanık ... vekilinin savunmaları kapsamında bahsi geçen dosyaların tamamı celbedilip incelenerek dava konusu imalatın yapım tarihine ilişkin olarak söz konusu dosyalar içerisindeki yapıya ait fotoğraflar, yapının hangi tarihte hangi aşamada olduğuna dair delillerin toplanması gerektiği halde açıklanan bu hususlar ikmal edilmeden hüküm tesis edilmiş olmasının CMK'nun 289/1-g maddesinde tanımlandığı üzere "hükmün CMK'nun 230.maddesi uyarınca gerekçeyi içermemesi" halini oluşturduğu ve bozmayı gerektirir hukuka kesin aykırılık hallerinden biri olduğu anlaşıldığından", Gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamı sonrası sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan iddianame tanzim edilerek dava açılmış ve her iki davanın birleştirilmesiyle yürütülen yargılama neticesinde... 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2019 tarihli ve 2017/1121 Esas, 2019/180 Karar sayılı ilamıyla 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi gereğince, 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan, sanığın 2863 sayılı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 51, 52/2-3-4, 53 maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 2.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, kararı sanık müdafinin istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince; ilk derece mahkemesinin hüküm fıkrasının karardan çıkarılarak yerine; "1-) Sanık ... hakkında İmar Kirliliğine Neden Olmak ve 2863 sayılı yasaya muhalefette bulunmak suçlarından TCK'nın 184/1, 2863 Sayılı Yasanın 65/1 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanığa isnat olunan suçun unsurları oluşmadığından CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca BERAATİNE, 2-) Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddeleri uyarınca, 2.725,00.TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine, 3-) Yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına", şeklinde düzeltilmesi suretiyle hükmün CMK 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine 05.11.2020 tarihinde karar verilmiş, kararı katılanlar vekillerinin temyiz etmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... vekilinin temyiz isteği; sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, atılı suçun oluştuğuna, re'sen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. Katılan... Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Konak Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü Koruma Uygulama ve Denetim Bürosu (KUDEB) görevlilerinin yerinde yaptıkları inceleme neticesinde düzenlenen 01.12.2015 tarihli ve 2015/65 dosya,18438 kayıt nolu yapı tatil zaptı ile; davaya konu... ili... ilçesi ... Cad. No:23 D:5 ... mah, adresinde ve tapunun 203 ada 54 nolu parselinde bulunan sanığa ait taşınmaz üzerine kaçak olarak 1 kat çıkılmış ve kullanılıyor durumda olduğunun tespit edildiği,... Belediye Başkanlığınca yapılan suç duyurusu üzerine sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçu yönünden kamu davasının açıldığı, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama neticesinde sanığın beraatine karar verildiği ve anılan hükmün katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince yapılan inceleme neticesinde davaya konu taşınmazın aynı zamanda kentsel sit ve 3. derece arkeolojik sit alanında kaldığı, dolayısıyla eylemin 2863 sayılı Kanunun 65 inci maddesindeki suçu da oluşturabileceği ancak bu konuda açılmış bir dava bulunmadığı belirtilerek 2863 sayılı Kanuna aykırılık eyleminden suç duyurusunda bulunularak açılan davaların birleştirilerek görülmesi ve davaya konu aykırılıkların yapım tarihinin ilgili dosyalar ve fotoğraflar da dikkate alınarak tereddütsüz şekilde tespit edilmesi gerekçeleriyle beraat hükmünü bozması üzerine Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/130904 soruşturma numaralı dosyasıyla sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılıktan iddianame tanzim edilerek dava açıldığı, her iki davanın birleştirilmesine karar verildiği, sanığın aşamalardaki savunmasında taşınmazı 2007 yılında satın aldığını ve satın aldığında da davaya konu katın bulunduğunu, kendisinin kat eklemediğini beyanla suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır. İddianame içeriği ile yapı tatil zaptı içeriğinden davaya konu edilen eylemin yalnızca "taşınmaz üzerine kaçak olarak 1 kat çıkılması" olduğu, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden sanığın davaya konu edilen taşınmazı 16.10.2007 tarihinde satın aldığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin bozma ilamı sonrası ilk derece mahkemesince icra edilen keşif üzerine dosyaya sunulan 14.11.2018 tarihli arkeolog bilirkişi raporuna göre suçlamaya konu taşınmazın... 1 Nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 30.01.2002 tarihli ve 9728 sayılı kararı kapsamında kentsel ve 3. derece arkeolojik sit alanında kaldığı, 27.11.2018 tarihli inşaat ve harita mühendisi bilirkişi raporuna göre; ... Büyükşehir Belediyesi tarafından 07.08.2001 tarihli hava fotoğrafından yapının tamamının 3 kat olarak 2001 yılında tespitinin yapılmış olduğunun belirtildiği, yapının 5237 sayılı Kanun'un 184/1 inci maddesinin yürürlüğe girdiği tarih olan 12.10.2004 tarihinden ve sit kararının alındığı 2002 tarihinden önce var olduğunun tespit edildiği, ilk derece mahkemesince keşif sırasında tespit olunan ancak dava edilmeyen aykırılıklar gösterilerek TCK'nın 44. maddesi delaletiyle daha ağır ceza gerektiren tescilli taşınmaza izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunmak suçundan mahkumiyet hükmü tesis edildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamından davaya konu taşınmazın korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğuna dair bir bilgiye rastlanılmamıştır. Bölge Adliye Mahkemesince söz konusu kaçak katın sanığın binayı satın aldığı 16.10.2007 tarihi ve sit kararından önceki tarih olan 2001 yılı içerisinde yapıldığı, taşınmazla ilgili kira ve satış uyuşmazlıklarının çözümüne dair yargısal süreçlerde alınan bilirkişi raporları ile fotoğraflamalardan, ilk derece mahkemesince yapılan keşif üzerine alınan bilirkişi raporlarıyla da sabit görülerek, "...Sanığın mülkiyetini satın aldığı 203 ada 54 parselde kayıtlı dükkanın, satın alma öncesinde 203 ada 52 ve 53 nolu parsellerle birlikte ve bütün halinde tek iş yeri olarak "Şençerezci" ismiyle işletildiğinin, sanığın dükkanı satın almasına bağlı adı geçen iş yerinin sahibi aleyhine açtığı tahliye, kira tespit davalarında alınan bilirkişi raporları ve fotoğraflardan sabit olduğu, ilk derece mahkemesince 02.06.2017 tarihli keşif sonrası alınan 16.06.2017 tarihli bilirkişi raporunda yer alan fotoğraflarda ise 203 ada 54 parselin "Şençerezci" isimli işyerinden ayrılarak hemen bitişiğinde "Harput Kuruyemiş Baharat" ismiyle işletildiği tespit edilmiştir. Öncesinde tek dükkan olarak kullanılan parsellerin mülkiyet hakkının kullanımına dayalı, hangi dükkan sahibi veya sahipleri tarafından yapıldığı tam olarak belirlenemeyen fiili ayrılma nedeniyle dükkanlar arası geçişin kapatılması, üst kata mevcut tek çıkışın bölünmeye bağlı çoğaltılması işlemi kullanımdan kaynaklı zaruret içermektedir. Saniyen, ilk derece mahkemesince mahkumiyet kararına gerekçe tutulan ve aslında iddianamede dava konusu yapılmayan uygulamaların binanın iç kısmında meydana geldiği, Y. 12. CD.nin 26.01.2015 tarih ve 2014/1430 Esas, 2015/1134 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere sit alanlarında bulunan ancak müstakil olarak tescilli olmayan yapıların iç kısmında ve dışa yansımayan nitelikteki müdahalelerin 2863 sayılı Kanun'un 65/1-2. maddesindeki suçun oluşmasına imkan vermeyeceği, aksinin kabulü, Anayasanın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkının ihlali sonucunu doğuracağı", Gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin hüküm fıkrası kaldırılarak hükmün sanık hakkında imar kirliliğine neden olma ve 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından dava açılmış ise de suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine şeklinde düzeltilmek suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Davaya konu edilen kat çıkma eylemi yönünden 2001 yılı olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında yanlış yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmekle bozma nedeni yapılmamıştır. 1- Katılan... Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü vekilinin 2863 sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2- Katılan ... vekilinin İmar Kirliliğine Neden Olmak Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden; Sanık hakkında aynı eyleme ilişkin olarak ayrı iddianamelerle 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve imar kirliliğine neden olma suçlarından dava açıldığı ve dava dosyalarının birleştirildiği anlaşılmakla; sanık tarafından gerçekleştirildiği iddia olunan tek bir eylem bulunması ve 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinin, 5237 sayılı TCK'nın 184 üncü maddesine göre özel norm niteliği taşıması karşısında, “özel normun önceliği” ilkesi gereği eylem 2863 sayılı Kanuna göre değerlendirilip, imar kirliliğine neden olma suçundan sanık hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, anılan suçtan beraat hükmü tesis edilmek suretiyle, tek eylemden iki farklı suç nitelendirmesi ile ayrı hükümler kurulması, hukuka aykırı olup katılan vekilinin temyiz istemi bu yönüyle yerinde görüldüğünden... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2024 tarihinde karar verildi.