Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/5446 E. 2024/7660 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/5446
Karar No
2024/7660
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1258 E., 2021/1710 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin, davacının milletvekili iken yasama dokunulmazlığının kaldırılması üzerine hakkında başlatılan dosyası kapsamında 04/11/2016 tarihinde tutuklandığını, davacı hakkında yapılan yargılama neticesinde terör örgütü propagandası yapmak ve terör örgütüne üye olma ve yardım etme suçların toplam 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası verildiğini ve hükmün 25/04/2018 tarihinde kesinleştiğini, kesinleşme tarihinden yeni yasama döneminin (27. Dönem) 06/07/2018 tarihine kadar davacının milletvekilliği sıfatının devam ettiğinden Anayasanın 83. maddesinin 3. fıkrasında Türkiye Büyük Millet üyesi hakkında seçiminden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi üyelik sıfatının sona ermesine bırakılır, üyelik süresince zamanaşımı işlemez'' şeklindeki düzenlemeye aykırı bir şekilde ve yasal dayanaktan yoksun bir şekilde milletvekili olduğu halde 25/04/2018 ila 06/07/2018 tarihleri arasında fiili bir şekilde hürriyetinden yoksun bırakılan davacının bu suretle oluşan manevi zararının tazmini kapsamında 250.000 TL manevi tazminatın 25/04/2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacı hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesi ile birlikte davacının cezaevinde tutuklu olarak değil hükümlü sıfatıyla kaldığı, Anayasa'nın 83. maddesinin 3. fıkrasına göre davacının milletvekilliğinin devam ettiği sürece cezanın infaz edilemeyeceği, bu hükmün ihlal edilerek davacının mahkumiyet hükmünün kesinleştiği 25/04/2018 tarihi ile davacının milletvekilliğinin sona erdiği 06/07/2018 tarihi arasındaki süre içerisinde cezasının infaz edildiği bu nedenle davanın kabulü gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, Anayasanın 83/2 maddesinin 20/05/2016 tarih ve 6718 sayılı yasanın 1. maddesi ile yapılan değişiklik neticesinde davacı hakkında usulüne uygun bir şekilde soruşturma başlatıldığı ve soruşturma kapsamında 04/11/2016 tarihinde davacının tutuklandığı, yapılan yargılama neticesinde davacı hakkında beraat-mahkumiyet kararı verildiği, söz konusu kararın 25/04/2018 tarihinde kesinleştiği, davacının milletvekilliği sıfatının 24/06/2018 tarihinde yeniden seçilememesi nedeniyle son bulduğu, davacı hakkında verilen mahkumiyet kararlarının kesinleşmesi durumunun infaz aşamasına ilişkin bir durum olduğu bu haliyle davacı hakkında verilen ve kesinleşen cezanın infazına ilişkin olan 25/04/2018-24/06/2018 tarihler arasında kalınan tutukluluk süresinin infazla ilgili husus olduğu, esasen davacının Anayasada değişiklik yapılmak suretiyle ceza infaz kurumuna alınmış olmasının davacının statüsü gereğince CMK'nın 141/1 maddesinde belirtilen tazminat koşullarına da uymadığı, Anayasal değişiklik neticesinde davacının statüsü gereği davacı hakkında yargılama yapılması ve koruma tedbirlerinin uygulanması yönündeki yasal engelin kalkması nedeniyle davacı hakkında tutuklama kararı verilmesi daha sonra hapis cezasına ilişkin mahkumiyet kararının kesinleşmesi nedeniyle tutukluluk durumunun hükümlülüğe dönüşmesinin yasal zorunluluk olduğu bu durumda Anayasanın 83/3 maddesinin uygulanmasının yasal olarak mümkün bulunmadığı, yasa koyucunun anayasada değişiklik yapılırken bu duruma ilişkin herhangi bir düzenleme yapmadığı bu nedenlerle davacı yönünden yapılan işlemlerde herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığındanmanevi tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 142/1. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Yasa'nın 29 ve devamı maddeleri ile, hakkında mahkumiyet kararı verilen ve kesinleştiği belirtilen suçlar yönünden davacıya temyiz kanun yolunun açıldığı ve davacının bu hakkı kullandığı, yargılamayı yapan Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesince sanık davacının hükmen tutukluluk halinin devamına dair 01.11.2019 tarihinde karar verildiği, bu haliyle davacı sanığın hükümlü değil, hükmen tutuklu statüsünde olması gözetilerek davanın reddine karar verilmesi yerine, infazın adli işlemler içerdiği gözetilmeden, Anayasa 84/2 ve 83/3 maddeleri ile de örtüşmeyen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi sonuca etkili görülmediği gerekçesiyle eleştirilmek suretiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Dosya kapsamındaki Edirne F tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 18/08/2020 tarihli yazı cevabında; davacının tutuklama müzekkeresini 05/11/2016 - 05/11/2018 tarihleri arasında infaz ettiği, Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/816 Esas- 2018/17 Karar sayılı Örgüte Bilerek İsteyerek Yardım Etme suçundan mahkumiyet kararını 05/11/2018 - 21/11/2018 tarihleri arasında infaz ettiği, Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/816 Esas, 2018/17 Karar sayılı Terör Örgütü Propagandası Yapmak suçundan mahkumiyet kararının 21/11/2018 tarihine karar cezanın toplanmasını beklediği, Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/268 D.İş sayılı içtima kararının infazına 21/11/2018 tarihinde başlandığı, Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/11/2019 tarih ve 2018/17 sayılı ek kararı ile infazın durdurulduğu, sonuç olarak içtima kararını 21/11/2018 - 01/11/2019 tarihleri arasında kesintisiz infaz ettiğinin bildirildiği, davacının tazminata konu 25/04/2018 ila 06/07/2018 tarihleri arasında hakkında verilen tutuklama müzekkeresinin infazı için cezaevinde bulunduğu görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, davacı hakkında tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, davanın vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, anlaşılmakla, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Yüksekova Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/5446, K. 2024/7660, T. 17.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-5446-e-2024-7660-k-52dcc701dd5e