Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/8634 E. 2024/4561 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8634
- Karar No
- 2024/4561
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/305 E., 2020/6 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız yargılama, gözaltı, tutuklama nedeniyle 1.280.728,73 TL maddi 300.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faiz talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminatın reddine, 10.650,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili, davalı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın eksik olduğundan 15.000,00 TL'ye yükseltilmesi ve vekalet ücretinin 1.800,00 TL olması gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile maddi tazminatın asgari ücret üzerinden davacıya verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğunu, işi ve geliri olmayan haksız tutuklama mağduru kişilerin dahi asgari ücret üzerinden maddi tazminata hükmedilmesine rağmen iş adamı olan davacıya maddi tazminata hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, haksız tutuklama nedeniyle davacının ortağı olduğu şirketin ihalelerinin feshedildiği, davacı lehin en azından asgari ücret üzerinden maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/10 Esas, 2018/241 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma, suçundan 03.08.2016 - 08.03.2017 tarihleri arasında 217 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, kararın 24.10.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacıya 10.12.2018 de tebliğ edildiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, dosya kapsamında davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin başka bir cezadan mahsup edildiğine dair herhangi bir bilgiye rastlanılmadığı, davacının sahip olduğu şirketin Doğuş A.Ş ile yapılan sözleşmesinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle fesh edildiğine dair beyanları karşısında sunmuş olduğu fesih ve ibra protokolünden görüleceği üzere 16.08.2016 tarihli fesih ihtarnamesinin davacının sahibi olduğu şirket tarafından kabul edilmesi ve tarafların karşılıklı olarak sözleşmeyi fesh edip birbirlerini ibra ettikleri, davacının bu fesih nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararın tarafların arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklı olduğu, CMK'nın 141 vd. maddelerinde sayılan tazminat şartlarını oluşturmadığı, bununla birlikte alınan bilirkişi raporunda görüldüğü üzere davacının şirketinin tutuklu kaldığı dönemde kar payı dağıtımı yapmadığı, davacının bu nedenle uğradığı bir zararının olmadığı, kar paylarının şirketin sermayesine eklendiği, şirketin faaliyetinin son bulması nedeniyle de tazminat talebinde bulunulmuş ise de şirketin faaliyetlerine 2017 yılında devam ettiği, bu açıdan da herhangi bir zararın bulunmadığı, 5271 sayılı CMK'nın 141/1 ve devamı maddelerinde hangi koruma tedbirlerinin tazminat gerektirdiği tahdidi olarak sayılmış olup, 6545 sayılı Kanun ile CMK'nın 141. maddesine eklenen 3. fıkra kapsamında da bir zarar oluşmaması nedeniyle anılan kanundaki şartların davacı bakımından gerçekleşmediği, davacının tutuklanması nedeniyle ortağı olduğu şirketin faaliyetlerinde herhangi bir aksama veya durmanın olmadığı bu nedenlerle davacının maddi tazminat taleplerinin reddine karar verildiği, davacının duymuş olduğu elem ve ızdırap, isnat edilen suçun ağırlığı, davacının sosyal statüsü ile verilecek olan tazminatın sebepsiz zenginleşme aracı olamayacağı hususları değerlendirilerek manevi tazminata hükmedildiği kanaatine varıldığı belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Davacının tutuklandığı sırada ... Yapı Sanayi Ticaret Turizm ve Taşımacılık Ltd. Şti'nin ortağı olduğu, dosya kapsamına göre davacının gözaltına ve tutuklu kaldığı dönemde ticari faaliyetleri sürdürüldüğünden, gelir kaybı bulunmadığı tespit edilerek maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde, hukuka aykırılık bulunmamış ve bu nedenle tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.