Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/483 E. 2025/4132 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/483
- Karar No
- 2025/4132
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2828 E., 2020/4122 K. HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız yargılama, gözaltı, tutuklama nedeniyle, 100.0000 TL maddi, 1.500.000,00 TL manevi tazminatın ilk gözaltı tarihinden yasal faizine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile toplam 12.885,78 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminata 08.09.2016 ve 22.03.2017 tarihlerinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının hükmolunan tazminatların faizinin infazda tereddüt oluşturduğunu ve hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğundan ilk tedbir dönemi bakımından 389,70 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminata 08.09.2016 tarihinden, ikinci tedbir dönemi bakımından 12.496,08 TL maddi, 28.000,00 TL manevi tazminata 22.03.2017 tarihinden faizi ile ödemesine ve buna göre değişen vekalet ücretinin 6.245,15 TL olması gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, reddi, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin avukat olup maddi tazminatın asgari ücret üzerinden hesaplanmaması gerektiğini, tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin zarar kapsamında ödenmesi gerektiğini, kendisinin ve ailesinin ceza evi maddi zarar kapsamında ödenmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğunu, örnek Anayasa Mahkemesi kararlarına uygun tazminata hükmedilmesi gerektiğini, Davalı vekilinin temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen tazminatın fazla olduğunu, davanın reddi gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/170 Esas, 2018/307 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 08.09.2016 - 17.09.2016 tarihleri arasında 9 gün gözaltında, 22.03.2017 - 19.12.2017 tarihleri arasında 272 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, kararın 10.01.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediğini, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Davalı vekilinin temyiz isteminin, davacı vekilinin temyizinin ardından yapıldığı, dilekçesinde temyiz talebinin katılma yolu ile olduğunun belirtildiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik sınırı itibariyle reddine karar verilmesini isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin davanın reddi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna ve sair tüm temyiz sebeplerine, davacı vekilinin maddi tazminatın eksik olduğuna gerektiğine, kendisinin ve ailesinin ceza evi maddi zarar kapsamında ödenmesi gerektiğine, tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin maddi zarar kapsamında ödenmesi gerektiğine ve sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.