Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/44 E. 2025/3804 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/44
- Karar No
- 2025/3804
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/5630 E., 2020/1524 K. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin, müvekkilinin mahkum olduğu hükümlülük süresinin tutuklulukta geçirdiği süreden fazla olması ve makul sürede hakim önüne çıkarılmadığı gerekçesiyle 50.000 TL maddi ve 500.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, CMK'nın 141/1-f maddesi kapsamında hükümlülük süresinden fazla gözaltı ve tutukluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkili hakkında 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmedilmesine karşın, 515 gün tutuklu kaldığına, bu sürenin hükümlülük süresinin infaz süresinden fazla olduğuna, ayrıca denetimli serbestlikte geçirdiği sürenin dikkate alınması halinde tazminata hükmedilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/562 Esas – 2018/515 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında , davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 7 gün gözaltında ve 18.08.2016 - 15.01.2018 tarihleri arasında 515 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmedildiği, hükmün 08.04.2019 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği toplam sürenin, mahkum olduğu hükümlülük süresinden daha fazla olmadığı, davacının talebinin denetimli serbestlik hükümleri uyarınca koşullu salıverilmeye yönelik olduğu, bu suretle CMK'nın 141/1-f maddesi uyarınca kanunda öngörülen yasal şartların oluşmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Davacının makul sürede hakim önüne çıkarılmama nedeniyle de tazminat talebinde bulunduğu, bu kapsamda yapılan incelemede, silahlı terör örgütüne üye olma suçu nedeniyle 18.08.2016 tarihinde tutuklandığı, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/1234 sayılı ve 26.10.2017 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 02.11.2017 tarihinde iddianamenin kabul edildiği, 15.01.2018 tarihli ilk duruşmada tahliye edildiği, 06.07.2018 tarihinde ise davacı hakkında mahkumiyete karar verildiği dikkate alındığında, tazminat talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş olup İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Akhisar Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde karar verildi.