Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/4704 E. 2024/5594 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4704
- Karar No
- 2024/5594
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1412 E., 2021/1904 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız yargılama, gözaltı, tutuklama, arama ve el koyma nedeniyle toplam 546.148,00 TL maddi, 2.900.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faiz talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminat bakımından 26.646,24 TL'nin gözaltı tarihinden, vekalet ücreti zarar olan 600,00 TL'nin 15.10.2016 tarihinden, 30.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili, davalı vekilinin istinaf başvurularının maddi tazminat bakımından davacının maaş zararı olarak 11.897,83 TL'nin 15.09.2016 tarihinden, vekalet ücreti zararı olarak 825,00 TL'nin 27.03.2019 tarihinden başlaması gerektiği ve buna göre değişen vekalet ücretinin 6.353,96 TL olması gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; mahkemece usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, dava dilekçesinde talep edilen hususların değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını, tutuklamanın hukuki olmadığını, tutukluluğun devamı kararlarının yakınlarına bildirilmediğini, soruşturmanın makul sürede tamamlanmadığını, arama kararının Ahim ölçütlerine uygun olmadığını, el konulan malların uzun süreden sonra iade edildiğini, adli kontrol tedbiri nedeniyle tazminat verilmesi gerektiğini, vekalet ücreti zararının eksik hesap edildiğini, ceza evi giderlerinin, taşınma masraflarının maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğini, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğunu, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/47743 Soruşturma, 2019/18554 Karar sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma ve Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan 12.08.2016 - 06.06.2017 tarihleri arasında 298 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde 27.03.2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiğini, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR UYAP'tan yapılan kontrolde kamuda aktif çalışan olarak görünen davacının geriye dönük maaş alacaklarının idare tarafından kendisine ödenmesi gerektiği anlaşıldığından, davacının görevine iade edilip edilmediği araştırılarak iade edilmesi halinde maddi gelir kaybı bulunmadığından gelir kaybı maddi tazminat talebinin reddine karar verilmemesi, temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, 2- Davacının tazminat sebebinin zamanında geri verilmemeye ilişkin olduğu, dava dosyası içerisinde yer almayan tazminata konu el koyma işlemlerinin denetime elverişli olacak şekilde aslının ya da onaylı örneğin dosya içerisine alınması, el konulan eşyaların net olarak belirlenmesinden sonra davacının eşyalarına el konulması nedeniyle uğradığı zarar olup olmadığı belirlenerek CMK'nın 141/1-j maddesindeki "zamanında geri verilmeyen" koşullarının oluşup oluşmadığının karar yerinde tartışılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve araştırma neticesinde hüküm kurulması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.