Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3955 E. 2024/7836 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3955
- Karar No
- 2024/7836
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/4330 E., 2021/746 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz sebeplerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun 67/1, TCK'nın 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile yapılan inceleme neticesinde, CMK'nın 303/1-a maddesi uyarınca "olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate karar verilebilecek hal" kapsamında olduğu ve CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilebilecek hukuka aykırılık olduğu tespit edilmekle; istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair karar karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz nedenleri; Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın eylemlerinin kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince, sanık savunması, bilirkişi raporu, tutanak ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; 11.07.2018 günü, şüphe üzerine sanığın üzerinde yapılan kaba üst araması esnasında sanığın suça konu iki adet sikkeyi polise teslim ettiği, Müze Müdürlüğü tarafından yapılan inceleme neticesinde tarihi eser olduğu ortaya çıkan sikkelerin müzede muhafaza altına alındıkları, sikkeler üzerinde Arkeolog bilirkişiye yaptırılan bilirkişi incelemesinden anlaşıldığı üzere, sanıkta ele geçirilen iki adet sikkenin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 23. maddesine göre korunması gerekli taşınır kültür varlığı oldukları, alım-satımlarının, kişisel olarak bulundurulmalarının ve bulundukları yerden çıkarılmaları yasak olduğu, müzelik değerde oldukları, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarını bulan kişilerin bunu en geç üç gün içinde en yakın müze müdürlüğüne veya köyde muhtara, diğer yerlerde mülki idare amirliklerine bildirmeye mecbur oldukları, buna aykırı hareket edenlerin ise aynı Yasanın 67/1 maddesi uyarınca cezalandırılacakları düzenlenmiş olmakla, sanığın aksi ispatlanamayan savunmasına göre uzun bir süre önce satın almış olduğu eşyaların içinde bulmuş olduğu sikkeleri, bildirim yükümlülüğüne aykırı olarak müzeye veya mülki amirlere bildirmemek sureti ile üzerine atılı suçu işlediği kanaatine varılarak mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; Her ne kadar sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi'nce kültür varlığını bildirim yükümlülüğüne uymama suçundan 2863 sayılı Kanunun 67/1. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanığın soruşturma aşamasındaki ilk ifadesinde, ikinci el eşya alım satımı yapan spotçu dükkanı olduğu, üzerinde bulunan davaya konu 2 adet sikkeyi ikinci el olarak satın aldığı koltuğu temizlerken kolunun arkasında ifade verdiği tarihten iki gün önce bulduğunu belirttiği, sanığın 2863 sayılı Kanunun 4. maddesinde belirtilen 3 günlük bildirim süresi içinde bildirim yükümlülüğünde bulunmayacağına dair savunmasının aksine dosya kapsamında delil bulunmadığı anlaşılmakla, beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğu, sanık yönünden bu durumun 05.08.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7035 sayılı yasa ile CMK'nın 280/1 maddesinde yapılan değişiklik kapsamında CMK'nın 303/1-a maddesi uyarınca "olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate karar verilebilecek hal" kapsamında olduğu ve CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilebilecek hukuka aykırılık olduğu tespit edilmekle; istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2024 tarihinde karar verildi.