Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/5575 E. 2024/5253 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5575
- Karar No
- 2024/5253
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/4607 E., 2023/2131 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat KARAR : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince; davacı vekilinin haksız tutuklama nedeniyle 1.271.552,25 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 493.063,35 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının hükmedilen maddi tazminat miktarının 339.471,14 TL’ye, manevi tazminat miktarının 80.000,00 TL’ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 268.463,36 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminatın hatalı hesaplandığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Bölge Adliye Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 Esas – 2015/143 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Türkiye Cumhuriyeti İcra Vekilleri Heyetini Cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan 11.10.2012-19.06.2014 tarihleri arasında 616 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.06.2015 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, manevi tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 15.08.2017 tarihli 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik, 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınmadan, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretin aşılması suretiyle vekâlet ücretine hükmedilmesi, Kanuna aykırı olup, açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği hükmün dördüncü (4.) fıkrası tamamen çıkarılarak yerine “5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak 17.400,00 TL maktu vekâlet ücretinin davalı ... Hazinesinden alınarak davacıya ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2024 tarihinde karar verildi.