Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3837 E. 2024/6748 K. – Özel Hayatın
Konu: Özel Hayatın Gizliliğini İhlal
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3837
- Karar No
- 2024/6748
- Karar Tarihi
- Konu
- Özel Hayatın Gizliliğini İhlal
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1744 E., 2021/1425 K. SUÇ : Özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak kurulan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanığın özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine İlk Derece Mahkemesinin beraat hükmü kaldırılarak sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın 134/1-1.c, 134/1-2c, 62/1, 51. maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve sanık müdafinin temyiz sebepleri; avukatı olan katılan tarafından mağdur olduğunu iddia eden sanığın bahse konu kayıtları başka türlü ispat etme olanağı bulunmadığından yalnızca ilgili makamlara sunduğuna, kayıtların sosyal medya, basın yayın organı veya herhangi 3. kişiyle paylaşılmadığına, sanığın hukuka aykırılık kastı bulunmadığından atılı suçun maddi manevi unsurları oluşmadığına, işlerini ihmal eden katılana yönelik olan sanığın eyleminin kendisini korumaya ilişkin olduğuna, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ile avukatı olan katılanın vekil-müvekkil ilişkileri devam ederken, katılan tarafından mağdur edildiğini düşünen sanığın iddiasını ispatlamak amacıyla katılanla aralarındaki konuşmaları kayıt altına aldığı olayda, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 134. maddesindeki özel hayatın gizliliği suçundan kamu davası açılmış ise de, sanık ile katılan arasındaki şifai sözleşmenin kayıt altına alınmasının delil amaçlı olması nedeniyle hukuka uygun olduğu, sanığın bunu mahkemede ve ilerde aralarında doğabilecek ihtilaflarda delil amaçlı olarak kaydettiği, bunun hukuka uygunluk sebebi olduğunu bundan dolayı bu işlemde herhangi suç unsuru bulunmadığı ve meşru amaç ile yapıldığı anlaşıldığından sanığın CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın katılan ile yaptığı görüşmeleri kaydettiği konusunda duraksama olmadığından, bu şekilde oluşan eylem TCK'nın 134/1 maddesinde tanımı yapılan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturmakla ilk derece mahkemesinin bu suçtan kurduğu beraat kararının kaldırılmasına, sanığın kişilerin özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan TCK'nın 134/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına, gizliliğin seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi dikkate alınarak TCK'nın 134/1 maddesinin 2.cümlesi uyarınca cezanın bir kat arttırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; Katılan ile aralarında doğabilecek muhtemel ihtilaflara yönelik delil olarak kullanma amacıyla ses kaydı alan sanığın hukuka aykırılık bilinciyle hareket ettiğinden söz edilemeyeceği, bahse konu ses kayıtlarını, üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığına ilişkin hakkında bir iddia ileri sürülmeyen sanığın eyleminde suç işleme kastı bulunmadığı ve hukuka aykırılık bilinci ve iradesiyle hareket etmediği gözetildiğinde, sanık hakkında unsurları oluşmayan özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan beraat hükmü kurulması gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de, Sanığa ek savunma hakkı tanınmadan TCK'nın 134/1-2.cümlesi uygulanmak suretiyle CMK'nın 226. maddesine aykırı hareket edilmesi, Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle sanık ve sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2024 tarihinde karar verildi.