Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/366 E. 2025/5175 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/366
- Karar No
- 2025/5175
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/4932 E. 2020/2164 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3 62/1, 50/1a, 52/2-4.maddeleri uyarınca 20.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii ile mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1 ve 53/6. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay hapis ve 10 gün cezası ile cezalandırılmasına ve 9 ay süreyle ehliyetine el konulmasına karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine, suç vasfının yanlış olduğuna, delillerin hatalı değerlendirildiğine ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 26.07.2016 günü saat 02.00 sıralarında kaza anından yaklaşık 3 saat sonra (saat 04.53) yapılan alkol ölçümüne göre 1.26 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın sevk ve idaresindeki motosiklet ile meskun mahal içi, aydınlatmanın mevcut olmadığı, 70 km/s hız sınırının bulunduğu, bölünmüş, virajlı ve eğimli yolda seyir halindeyken, aynı istikamette ön ilerisinde seyir halinde olan ...'ın idaresindeki kamyonete arkadan çarpması neticesinde motosikletin arkasında yolcu olarak bulunan ...'nun öldüğü olayda, hükme esas alınan İstanbul Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen raporda; sanığın idaresindeki motosiklet ile aracının teknik özelliklerini dikkate alarak kontrollü ve tedbir alabilecek vaziyette müteyakkız hızda, önünde aynı istikamette seyreden araçlarla arasında yeterli ve güvenli takip mesafesi bırakarak seyrini sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmemesi ile yolcusunun kask takmadan yolculuk etmesine olanak sağlaması sebebiyle asli kusurlu olduğu, ...'nun kendi ... güvenliğini tehlikeye atarak, kask takmadan motosiklet üzerinde yolculuk etmesi sebebiyle alt düzeyde tali kusurlu olduğu, ...'ın ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece asli kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş; ancak orantılılık ilkesine aykırı biçimde temel cezanın alt sınırdan fazla uzaklaşılmadan belirlenmesi, bilinçli taksirle ölüme sebebiyet veren sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceği ve TCK'nın 53/6.maddesinin uygulanmaması sebebiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilirken, sanığa ait sürücü belgesinin sınıfının belirtilmesi ve kazaya karışan aracı sürme yetkisi veren sınıf ile sınırlı olarak sürücü belgesinin geri alınması gerekirken, sanığın, (A1), (A2), (B1), (B2), (D), (F) ve (M) sınıfı ehliyetlerinin bulunması ve yargılamaya konu trafik kazasını yönetimindeki 149 CC hacmi olan motosiklet ile yapması nedeniyle 149 CC motosiklet kullanacaklara verilen (A1) sınıfı ile sınırlı olarak sanığın sürücü belgesinin geri alınması yerine 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinin amacına aykırı şekilde sanığa ait sürücü belgesinin sınıfı belirtilmeden geri alınmasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereği hüküm fıkrasının sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin bölümünde yer alan "sürücü belgesinin" ibaresinin "(A1)'' sınıfı sürücü belgesinin" ibaresi ile değiştirilmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜNDÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Hatay 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2025 tarihinde karar verildi.