Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3581 E. 2025/7723 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3581
- Karar No
- 2025/7723
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3932 E., 2021/847 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminatın reddine ve 6.000,00 TL manevi tazminatın 21.06.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki manevi tazminat miktarının 25.000,00 TL olarak, faiz başlangıç tarihinin gözaltı tarihi olan 15.06.2017 tarihi olarak ve vekalet ücretinin 3.750,00 TL olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik nedeniyle reddine ve davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; cezaevinde yapılan masraflar ve yargılama aşamasında vekile ödenen ücretlerin maddi tazminat olarak kabul edilmesi gerektiği, manevi tazminatın da çok düşük tutulduğu ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/171 Esas- 2018/38 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 15.06.2017 tarihinde gözaltına alındığı, 21.06.2017 tarihinde tutuklandığı, 28.12.2017 tarihinde tahliye edildiği, 15.06.2017-28.12.2017 tarihleri arasında 196 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı ve yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 27.09.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek maddi tazminat talebinin reddine ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince kısmen kabul ve kısmen reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından manevi tazminat miktarının artırılması, faiz başlangıç tarihinin gözaltı tarihi olarak değiştirilmesi ve vekalet ücretinin düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Davalı vekilinin temyiz isteminin, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 25.04.2021 tarihinde tebliğ edilmesinin ardından 26.04.2021 tarihinde yapıldığı ve bu itibarla katılma yoluyla temyiz olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik sınırı itibariyle reddine karar verilmesini isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde karar verildi.