Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3073 E. 2025/7726 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3073
- Karar No
- 2025/7726
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2604 E., 2021/91 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. Ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk, el koyma nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 700.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminatın reddine ve 60.000,00 TL manevi tazminatın 02.06.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki manevi tazminat miktarının 30.000,00 TL olarak ve vekalet ücretinin 4.500,00 TL olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi ve manevi tazminat talebinin tamamının kabul edilmesi gerektiğine, hükmedilen maddi tazminat miktarının davacının gelir kaybını karşılamaktan uzak olduğuna, eksik araştırma ile karar verildiğine ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; manevi tazminatın, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, zenginleşme sonucunu doğurmayacak şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun, makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve takdir edilmesi gerektiğini, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat bu haliyle bile fahiş olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/3179 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 02.06.2017 tarihinde gözaltına alındığı, 07.06.2017 tarihinde tutuklandığı, 28.12.2017 tarihinde tahliye edildiği, 02.06.2017-28.12.2017 tarihleri arasında 209 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı ve yapılan soruşturma sonunda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu kararın 01.03.2018 tarihinde verildiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek maddi tazminat talebinin reddine ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince kısmen kabul ve kısmen reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından manevi tazminat miktarının düşürülmesi ve vekalet ücretinin düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1-5271 sayılı Kanunun 141/1-j bendinde "Eşyasına veya diğer mal varlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde el konulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer mal varlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,...." kişilerin tazminat isteyebileceklerinin hüküm altına alındığı, davacının dava dilekçesiyle tablet, bilgisayar gibi eşyalarına el konulmasına rağmen iade edilmediğinden bahisle de tazminat talep ettiği anlaşılmakla, arama ve el koymaya ilişkin tutanakların denetime elverişli onaylı suretlerinin dosya içerisine alınarak, el konulan eşyaların davacıya iade edilip edilmediği araştırılarak iade edilmemesi halinde davacının bu konuda maddi bir zararı olup olmadığı tespit edildikten sonra 668 sayılı KHK hükümleri de dikkate alınarak bu hususta da tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı hakkında değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Soruşturma aşamasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen 660,00 TL maktu vekalet ücretinin karar tarihinden işleyecek yasal faizi ile maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde karar verildi.