Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/264 E. 2025/6489 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/264
- Karar No
- 2025/6489
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1220 E., 2020/1350 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 55271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve katılanlar vekilinin istinaf talepleri üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a ve 52/2-4 maddeleri uyarınca 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın kusurlu olmadığına, sanığın motosikleti sollamaya çalışmadığına, olay yerinde hız limitini gösterir bir levha bulunmadığına, sola tehlikeli viraj levhasının ise çarpma noktasının yaklaşık 15 m gerisinde olduğuna, bu yönüyle çarpma noktasında henüz virajın başlamamış olduğuna, yolun şehirler arası karayolu olması nedeniyle hız sınırının 90 km/s olması gerektiğine, fren izi mesafesine göre sanığın hızının 80 km/s dolaylarında olmakla mahal şartlarına uygun olduğuna, sanığa kusur izafe etmeyen bilirkişi raporlarının dosya kapsamı ile uyumlu olduğuna ve hükme esas alınması gerektiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 24.12.2015 günü, saat 13.30 sıralarında sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan otomobil ile gündüz vakti, iki yönlü, iki şeritli, 9 metre genişliğinde, asfalt kaplama, kaza noktasına 20 m uzaklıkta sağa tehlikeli devamlı viraj ve hız limitinin 50 km/s olduğu, meskun mahal sınırları dışındaki köy yolunda, ................... Mahallesi istikametinden ... İlçesi istikametine seyri sırasında...Mahallesi yol ayrımına geldiğinde, aynı istikamette seyir halinde olan motosiklet sürücüsü ...'ın toprak bankette seyretmekte iken...Mahallesi yoluna dönmek için sola manevra yapması üzerine, otomobilin sağ ön far, sağ ön çamurluk kısmı ile motosikletin orta kısmının çarpışması neticesinde sürücü ...'ın ölmesi şeklinde meydana gelen kaza neticesinde kaza tespit tutanağında: kazanın oluşumunda sürücü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 84/e (geçme yasağı olan yerlerde geçme) kuralını ihlal ettiğinin, ölen sürücü ...'ın ise aynı Kanun'un 84/f (doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma) kuralını ihlal ettiğinin, bu itibarla her iki sürücünün de aynı derecede asli kusurlu olduğunun belirtildiği, Mahkemesince keşif üzeri alınan 01.06.2016 tarihli trafik bilirkişisi raporunda; tescilsiz motosiklet sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Kanun'un 84/f, 53/1-b (sola dönüş kurallarına riayet etmemek) ve 78/1-b (kask takmamak) kurallarını ihlal ettiğinden asli ve tam kusurlu, sürücü ...'ın ise kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun olmadığının belirtildiği, Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 02.02.2017 tarihli raporunda; sanık sürücü ...'ın 2918 sayılı Kanun'un 52/a-b maddesi gereğince tali kusurlu, ölen sürücü ...'ın ise aynı Kanun'un 53/b, 84/f ve bağlı Yönetmeliğin 150/a maddeleri gereğince asli kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, İstanbul Teknik Üniversitesi üç kişilik mühendis ve iş güvenliği uzmanı bilirkişi heyetinin 21.06.2018 tarihli raporunda; sürücü ...'ın 2918 sayılı Kanun'un 84/f ve 53/1-b maddeleri gereğince asli ve tam kusurlu olduğunun, sürücü ...'ın ise olayda kusurlu olmadığının belirtildiği, Yerel Mahkemece, olayın oluş şekli ve 21.06.2018 tarihli üç kişilik alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen rapor dikkate alındığında, sanığın olay mahallindeki hız sınırına uygun şekilde 50 km hızla gitmiş olsaydı dahi kazanın meydana gelmeyeceğinin açıkça tespit edilmediği, meydana gelen kazada sanığa izafe edilebilecek bir kusur olup olmadığı ve sanığın alabileceği herhangi bir önlem bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiği, sanığın kural ihlali yapmaksızın şeridinde seyrederken ölenin kullandığı tescilsiz motosikletle yolun dışında kalan toprak bankette ilerlediği esnada kontrolsüz ve işaretsiz bir şeklide yola girmesi sonucu sanığın alabileceği herhangi bir güvenlik önleminin bulunmadığı, sanığın fren tedbirine başvursa dahi çarpmaya engel olamayacağı ve ölenin kask takmamasının ölümüne neden olduğu, ölenin eyleminin kazanın oluşumu bakımından asıl ve tek unsur olduğu, sanığa taksir düzeyinde dahi yüklenebilir bir kusur bulunmadığı kanaatine varılmakla, sanığın taksirle öldürme suçundan beraatine karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kusur durumunun tayini bakımından dosya bilirkişiye tevdii edilmiş ve 12.06.2020 tarihli Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli üç kişilik bilirkişi heyeti raporunda; olay mahallinde “Tehlikeli viraj” yön levhasının bulunduğu, otomobile ait çarpma sonrası sola yönelen 41.5 fren izinin tespit edildiği, dolayısıyla sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti, çift yönlü yolu takiben seyredip, 50 km/s hız sınırlamasının olduğu olay mahalline geldiğinde, tespit edilen fren izi mesafesinden de anlaşılacağı üzere, sola tehlikeli viraj ve akabindeki olay mahalli kavşağa hız azaltarak, uygun hızla yaklaşması gerekirken hızını ve sürüşünü mahal şartlarına göre ayarlamadığı, bu nedenle 2918 sayılı Kanun'un 52/a-b maddesi gereğince tali kusurlu olduğu; ölen sürücünün ise sola dönüş yapacağı kavşağa gelmeden önce sağ şeridin soluna yanaşmadan ve seyrettiği banketten arkadan gelen trafiği kontrol etmeden hatalı biçimde sola doğrultu değiştirme manevrası yapması neticesinde kazaya sebebiyet vermekle 2918 sayılı Kanun'un 53/b, 84/f maddeleri gereğince asli derecede kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanığın yönetimindeki araçla azami hız sınırının 50 km/s olarak belirlendiği, meskun mahal dışındaki tehlikeli virajlı, iki yönlü yol bölümünde olay mahalli kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması, yola gereken dikkati vermemesi nedeniyle 2918 sayılı Kanun'un 52. maddesindeki kuralı ihlal ettiği, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı davranması nedeniyle söz konusu trafik kazasının meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu kanaatine varılmakla, İlk Derece Mahkemesinin beraat kararı usul ve yasaya aykırı bulunmuş, sanık hakkında TCK'nın 85/1. maddesi gereğince mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca, ... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde karar verildi.