Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/1959 E. 2023/3376 K. – Taksirle Yaralam
Konu: Taksirle Yaralama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1959
- Karar No
- 2023/3376
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Yaralama
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/571 E., 2021/943 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05/05/2016 tarihli ve 2016/136 Esas, 2016/365 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesinin birinci, üçüncü ve sekizinci fıkraları ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve sürücü belgesinin 4 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 2.İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05/05/2016 tarihli ve 2016/136 Esas, 2016/365 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 07/06/2021 tarihli ve 2019/9698 Esas, 2021/4588 Karar sayılı ilâmıyla, dosyanın basit yargılama usulü yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3.Dairemizce verilen bozma kararı sonrası yapılan yargılama üzerine, 5271 sayılı CMK'nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24.maddesi yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251.maddenin 1.fıkrasında yer alan "Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, tensip zaptı ile basit yargılama usulünün uygulanmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle inceleme konusu dosyanın yeni esasa kayıtla teşekkül ettiği anlaşılmakla; İzmir 12.Asliye Ceza Mahkemesinin, 29/12/2021 tarihli 2021/571 Esas, 202/1943 Karar sayılı sayılı kararı ile sanık hakkında, taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve sürücü belgesinin 4 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11/04/2022 tarihli ve 2022/32763 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebebi, süre tutum dilekçesi ile temyiz başvurusunda bulunan sanığın temyiz sebebi kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Yerel Mahkemenin Kabulü Olay günü, sanığın akşam saatlerinde havanın kararmaya başladığı bir zamanda kullandığı ... ile anayola çıkmak için sola dönüş yaptığı sırada yaya olarak önünden yürüyen mağdura çarptığı ve arka tekerleğin mağdurun üzerinden geçerek kemik kırığına neden olduğu, belirtilmiştir. 2.Sanık aşamalardaki beyanlarında, akşam saatlerinde kullandığı ... ile yavaş bir şekilde sola dönüş yaparak anayola çıkarken yürümekte olan mağdurun ayağının üzerinden aracın geçtiğini, olayda kusurlu olmadığını belirtmiştir. 3.Katılan, şikayetçi olduğunu ve katılma talebinde bulunduğunu beyan etmiş olup hakkında katılma kararı verilmiştir. 4.Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 20/11/2015tarihli raporunda, şahısta meydana gelen yaralanmanın hayati tehlikeye neden olur, basit tıbbi müdahale ile giderilemez ve ağır 4. derece kırığa neden olduğu belirtilmiştir. 5.Dosya içeriğinde mevcut, soruşturma aşamasında yapılan keşif üzerine düzenlenen 29/12/2015 bilirkişi raporunda, sanık sürücü ... yönetimindeki vasıtayla seyri sırasında olay mahalli kavşağa geldiğinde sola dönüş yapmak istediğinde durup, aracının teknik özelliklerini de dikkate alarak gerekli ve yeterli kontrolleri yapması, kavşak başını kullanarak karşıya geçen veya geçmek üzere olan yayanın geçişini tamamlamasını bekledikten sonra kontrollü bir şekilde seyrine devam etmesi gerekirken, gerekli dikkat ve özeni göstermemesi ve kontrolsüzce sola dönüşünü gerçekleştirdiği sırada yolun orta refüj kısmına kadar gelen yayaya aracın sol yan arka kısmıyla çarparak karıştığı olayda; dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 53/b maddesini ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda asli derecede kusurlu bulunduğu, katılan yaya ... meskün mahalde gece vakti, olay mahalli kavşakta karşıya geçmek üzere kaplamaya girmeden önce, yolu kontrol etmesi ve güvenli olduğuna kanaat getirdikten sonra geçişini gerçekleştirmesi, kontrolsüzce sola dönüş manevrası yapan şüphelinin idaresindeki araca karşı koruma tedbiri alması gerekirken bu hususlara özen göstermeyerek yaralandığı olayda; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 68/(b) maddesini ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda Tali derecede kusurlu olduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir. 6.Sanık ...'a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. A.Hükmolunan 7 ay 15 gün hapis cezası ertelenen sanık hakkında, mahkemece denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlenmeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine karar verilmesi sırasında dayanak madde olan 5237 sayılı TCK'nın 51/6. maddesinin hükümde gösterilmemesi ile, B.Hakkında tayin edilen hapis cezası ertelenen sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 51/7. maddesi uyarınca, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar verileceği hususunun kararda gösterilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuş olup, Yargıtay tarafından düzeltilmiştir. C.Süre tutum dilekçesi ile temyiz başvurusunda bulunan sanığın, kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden, Olay ve olgular kısmında yer verilen 29/12/2015 tarihli bilirkişi raporu ile asli kusurlu bulunan sanık hakkında, taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve sürücü belgesinin 4 ay süre ile geri alınmasına karar verilmesine ilişkin esas mahkemenin kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünün A ve B numaralı maddesinde açıklanan nedenlerle, İzmir 12.Asliye Ceza Mahkemesinin, 29/12/2021 tarihli 2021/571 Esas, 202/1943 Karar sayılı kararına ilişkin hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 6. Paragrafı hükümden çıkartılarak yerine "Sanığın geçmişte sabıkasız olması ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre sanığa verilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 51/1 maddesi gereğince ertelenmesine, 51/3.maddesi gereğince sanık hakkında 2 yıl denetim süresi belirlenmesine, 51/6. maddesi gereğince sanığın kişiliği ve sosyal durumu dikkate alınarak 2 yıl denetim süresi içinde herhangi bir yükümlülük yüklenmesine ve uzman kişi görevlendirilmesine gerek olmadığına, 51/7. maddesi uyarınca, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar verileceği, 51/8. maddesi uyarınca, denetim süresi iyi halli olarak geçirildiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağı hususlarının sanığa ihtarına" ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2023 tarihinde karar verildi.