Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/169 E. 2025/3854 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/169
Karar No
2025/3854
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/793 E., 2020/2246 K. HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle ıslah yolu ile 14.131,49 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 14.131,49 TL maddi ve 30.900,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine, maddi tazminatın 13.936,15 TL, manevi tazminatın 20.000,00 TL ve vekalet ücretinin 5.090,42 TL olarak belirlenmesi ile düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; müvekkilin gelirinin hesaplanandan fazla olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/10143 soruşturma, 2019/4868 karar sayılı ceza dosyasında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 01.08.2016-06.06.2017 tarihleri arasında 309 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı/tutukluluk tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, davacının SGK hizmet listesine göre emekli olduğu, sigortalı çalışmadığı, yaşlılık aylığı aldığı, bu nedenle net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat olarak verilmesine karar verilmesi gerektiği, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar gözetilmek suretiyle, zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktarın manevi tazminat olarak verilmesi gerektiği belirtilerek kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Davacı dava dilekçesinde 1.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunulmuş ise de, sonradan "ıslah" suretiyle bu hususta sözlü veya yazılı talepte bulunulması mümkün bulunduğu, somut olayda; davacı vekilinin 14.01.2020 tarihli davalının hazır olmadığı duruşmada davasını maddi tazminat miktarı hususunda ıslah ettiği, dava dilekçesinin ıslah edilmiş olması nedeniyle mahkemece ıslah talebi doğrultusunda davacı lehine maddi tazminata hükmedildiği anlaşılmakla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 177 inci maddesinin 2 inci fıkrasında "Islah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir." şeklindeki emredici hüküm karşısında, ıslah talebine ilişkin talebin davalı tarafa tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden ıslah talebinin usule aykırı şekilde kabul edilerek yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, Kabule göre de; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/169, K. 2025/3854, T. 15.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-169-e-2025-3854-k-473004018bcf