Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/1426 E. 2025/5941 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1426
Karar No
2025/5941
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/4809 E., 2020/1196 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 150.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama kapsamında 12.178,72 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın 80.000,00 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının üzerine atılı suçun niteliği, sosyal ve aile yaşamı üzerindeki etkileri göz önünde bulundurulduğunda hükmedilen manevi tazminatın çok eksik olduğuna, ceza davasında temsil edilmek üzere ödenen vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamına dahil edilmesi gerektiğine, davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/28 Esas-2018/211 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 18.03.2017-16.11.2017 tarihleri arasında 243 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 22.11.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat kararının davacıya tebliğ edilmediği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin mahsuba konu edilmediği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR Bölge Adliye Mahkemesi ve İlk Derece Mahkemesi karar başlığında "22.02.2019" olan dava tarihine ve İlk Derece Mahkemesi karar başlığında "Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat" olan dava konusuna yer verilmemesi mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı olarak kabul edilmiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

29.10.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki düzenleme dikkate alınarak; meslekten 17.03.2017 tarihinde ihraç edilen davacının ihraç edildiği ayı takip eden ayın 15. günü ile tahliye tarihi arasındaki süre için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama yapılarak davacı lehine "9.875,22" TL'nin maddi tazminat olarak hükmedilmesi ve faiz başlangıç tarihin de "15.04.2017" olarak belirlenmesi gerekirken, bu miktarın üstünde kalacak şekilde "12.178,72" TL olarak tayin edilmesi suretiyle davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması ve faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlenmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği hüküm fıkrasının maddi tazminatın ve maddi tazminata ilişkin faiz başlangıç tarihinin belirlendiği kısmında yer alan "12.178,22 TL" ve "18.03.2017" ibarelerinin çıkarılarak yerine "9.875,22 TL" ve "15.04.2017" ibarelerinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.07.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/1426, K. 2025/5941, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-1426-e-2025-5941-k-903f0d428ad8